Nazolabial kist (Klestadt kisti), nasolabial sulkusun altında, burun tabanı lateralinde yerleşen nadir, non-odontojenik, gelişimsel kistik lezyondur. Nazolakrimal kanalın embriyolojik artıklarından kaynaklanır (inferior nazal meatus ile üst dudak arasındaki fetal nazolakrimal oluk kalıntıları). Prevalansı %0.7 civarında olup kadınlarda 4:1 oranında daha sık görülür. Yavaş büyüyen, ağrısız, düzgün sınırlı subkutan kitle olarak prezente olur; büyüdükçe burun tabanında elevasyon, nasolabial sulkusta dolgunluk ve nazal vestibül obstrüksiyonu oluşturur. BT ve MRG'de piriform apertur anteroinferiorunda, premaksilla önünde, ekstraosseöz yerleşimli düzgün sınırlı kistik lezyon olarak izlenir. Tedavisi cerrahi eksizyon (sublabial yaklaşım) veya marsupializasyondur. Enfekte olduğunda apse şeklinde prezente olabilir.
Yaş Aralığı
30-60
En Sık Yaş
45
Cinsiyet
Esit
Prevalans
Nadir
Nazolabial kist, embriyolojik gelişim sırasında nazolakrimal kanalın oluşumu esnasında meydana gelen epitel artıklarından kaynaklanır. Fetal dönemde yüz gelişimi sırasında lateral nazal çıkıntı, medial nazal çıkıntı ve maksiller çıkıntı birleşir; bu birleşme hattı boyunca nazolakrimal oluk (nasolakrimal kanal prekursörü) oluşur. Nazolakrimal oluk normalde kanalize olarak nazolakrimal kanal haline dönüşür; ancak bu süreçte kalan epitel artıkları kistik dejenerasyona uğrayarak nazolabial kist oluşturabilir. Kist duvarı psödostratifiye kolumnar veya skuamöz epitel ile döşelidir — bu epitel tipi nazolakrimal kanal epiteline benzer ve embriyolojik kökenini doğrular. Kist yavaş büyür ve çevre kemik yapıları erozyona uğratmaz (ekstraosseöz lezyon) ancak basınç etkisiyle premaksilla ön yüzeyinde ve piriform apertur kenarında sığ remodeling yapabilir. Görüntülemede iyi sınırlı kistik lezyon, ekstraosseöz lokasyon ve kemik destrüksiyonu olmaması bu benign gelişimsel patolojiyi yansıtır.
BT'de piriform apertur anteroinferiorunda, premaksilla ön yüzeyinde ekstraosseöz yerleşimli, düzgün sınırlı, sıvı dansitesinde kistik lezyon — kemik destrüksiyonu olmaksızın, burun tabanını eleve eden, nasolabial sulkusu dolduran karakteristik lokasyon ve morfoloji nazolabial kist tanısı koydurur.
BT'de nazolabial kist, piriform apertur anteroinferiorunda, premaksilla ön yüzeyinde ekstraosseöz yerleşimli, düzgün sınırlı, homojen sıvı dansitesinde (10-30 HU) kistik lezyon olarak izlenir. Kist duvarı ince ve düzgündür; kontrastsız BT'de duvar seçilemeyebilir. Kemik penceresi ayarlarında kemik destrüksiyonu olmadığı doğrulanır — premaksilla ön yüzeyinde basınç remodeling (sığ konkavite) eşlik edebilir. Kist burun tabanı mukozasını yukarı kaldırarak nazal vestibül tabanını eleve eder. Büyük kistler nasolabial sulkusu doldurarak yüz asimetrisine neden olur. Aksiyel BT'de kist premaksilla ile üst dudak yumuşak dokuları arasında yer alır. Koronal BT'de piriform apertur ile kist arasındaki ilişki ve nazal vestibüle olan bası etkisi değerlendirilir. Enfekte kist duvarda kalınlaşma ve çevre yumuşak doku enflamatuar değişiklikler gösterir.
Rapor Cumlesi
Sol/sağ piriform apertur anteroinferiorunda, premaksilla ön yüzeyinde, yaklaşık X×Y mm boyutlarında, ekstraosseöz yerleşimli, düzgün sınırlı, sıvı dansitesinde kistik lezyon izlenmekte olup, nazolabial kist ile uyumludur.
MRG'de nazolabial kist T2 ağırlıklı sekanslarda homojen hiperintens sinyal gösterir — serbest sıvı içeriğini yansıtır. Kist duvarı T2'de ince hipointens hat olarak izlenir. Kistin sınırları keskin ve düzgündür; lobülasyon veya irregülarite yoktur. Enfekte kist durumunda kist duvarı kalınlaşır ve çevre yumuşak dokularda T2 hiperintens enflamatuar ödem gelişir. Hemorajik kist içeriğinde T2 sinyali değişken olabilir — akut hemorajide T2 hipointens (deoksihemoglobin), subakut dönemde T2 hiperintens (ekstrasellüler methemoglobin). STIR sekansında kist belirgin hiperintens izlenir ve çevre yumuşak doku enflamasyonu değerlendirilir. MRG'nin BT'ye üstünlüğü kist içeriğinin karakterizasyonu ve çevre yumuşak doku ilişkilerinin (üst dudak kasları, nazal mukoza, nazolakrimal kanal) detaylı değerlendirilmesidir.
Rapor Cumlesi
Nasolabial bölgede T2 ağırlıklı sekanslarda homojen hiperintens sinyal gösteren, düzgün sınırlı kistik lezyon izlenmekte olup, nazolabial kist ile uyumludur.
T1 ağırlıklı MRG'de nazolabial kist içeriğin doğasına bağlı olarak değişken sinyal gösterir. Basit serözıvı içeren kist T1'de hipointenstir (uzun T1 — suya benzer). Proteinöz veya müköz içerik T1 sinyalini artırır — orta-yüksek sinyal yoğunluğu. Hemorajik kist T1'de hiperintens görülür (methemoglobin etkisi). Post-kontrast T1 yağ baskılı sekanslarda kist duvarı ince düzgün kontrastlanma gösterebilir; kist içeriği kontrastlanmaz. Enfekte kist kalınlaşmış ve yoğun kontrastlanan duvar ile çevre enflamatuar kontrastlanma gösterir. T1 sekansı kist içeriğinin karakterizasyonunda tamamlayıcıdır ve T2 ile birlikte içeriğin sıvı/protein/hemorajik yapısını belirlemeye yardımcı olur.
Rapor Cumlesi
Nazolabial kist T1 ağırlıklı sekanslarda hipointens/hiperintens sinyal göstermekte olup, post-kontrast sekanslarda kist duvarında ince kontrastlanma izlenmektedir.
Ultrasonografi, nazolabial kist değerlendirmesinde yüzeyel lokasyonu nedeniyle etkili bir tarama modalitesidir. Yüksek frekanslı lineer prob (7.5-15 MHz) ile nasolabial sulkusta düzgün sınırlı, anekoik veya hipoekoik, posterior akustik artış gösteren kistik lezyon izlenir. Kist duvarı ince ve düzgün ekojenik hat olarak görülür. İnternal ekoların varlığı proteinöz içerik, enfeksiyon veya hemorajiyi düşündürür. Renkli Doppler'de kist duvarında minimal vaskülarite görülebilir; kist içinde vaskülarite yoktur (avasküler — solid kitlelerden ayırıcı). Kist boyutu, lokasyonu ve çevre doku ilişkileri real-time olarak değerlendirilir. Ultrasonografi kılavuzluğunda aspirasyon hem tanısal (sitoloji) hem de terapötik amaçlı yapılabilir ancak rekürens oranı yüksektir. US-kılavuzlu ince iğne aspirasyonu (İİA) ile kist sıvısının sitolojik incelemesi tanıyı destekler.
Rapor Cumlesi
Sol/sağ nasolabial sulkusta ultrasonografide düzgün sınırlı, anekoik/hipoekoik, posterior akustik artış gösteren, avasküler kistik lezyon izlenmekte olup, nazolabial kist ile uyumludur.
Enfekte nazolabial kist kontrastlı BT'de kalınlaşmış, yoğun kontrastlanan duvar ile çevrili hipodens koleksiyon olarak izlenir. Normal nazolabial kistin ince ve seçilemeyen duvarının aksine, enfeksiyonda kist duvarı belirgin kalınlaşma (2-4mm) ve yoğun kontrastlanma gösterir. Kist içi dansite artabilir (20-40 HU — pürülan materyal). Çevre yumuşak dokularda (üst dudak, burun tabanı, yanak) enflamatuar yağ bulanıklaşması (selülit) eşlik eder. Cilt kalınlaşması ve ödemi görülebilir. Nadir vakalarda kist rüptürü ile çevre apse formasyonu gelişebilir. Enfekte nazolabial kist klinik olarak akut prezentasyon gösterir (ağrı, kızarıklık, şişlik) ve basit kistik lezyondan farklı olarak acil tedavi gerektirebilir. Dental patoloji ekarte edilmelidir — periapikal apse ile karışabilir.
Rapor Cumlesi
Nasolabial bölgede kalınlaşmış ve yoğun kontrastlanan duvarla çevrili hipodens koleksiyon izlenmekte olup, enfekte nazolabial kist ile uyumludur; çevre yumuşak dokularda enflamatuar değişiklikler mevcuttur.
Kriterler
Yavaş büyüyen, ağrısız kistik lezyon. Enfeksiyon bulgusu yok. İnsidental saptanabilir. İnce kist duvarı, homojen sıvı içerik.
Ayirt Edici Ozellikler
BT'de homojen sıvı dansitesinde. MRG'de T2 hiperintens, T1 hipointens. Kontrastlanma yok. Elektif cerrahi eksizyon planlanabilir.
Kriterler
Kist enfeksiyonu gelişmiş — ağrı, kızarıklık, şişlik. Kist duvarı kalınlaşmış. Çevre selülit bulguları. Akut prezentasyon.
Ayirt Edici Ozellikler
Kontrastlı BT'de kalınlaşmış kontrastlanan duvar. Kist dansitesi artmış. Çevre yağ bulanıklaşması. Antibiyoterapi sonrası cerrahi eksizyon planlanır.
Kriterler
Her iki nasolabial sulkusta da kistik lezyon. Prevalansı tüm vakaların %10'u civarında. Bilateral simetrik veya asimetrik olabilir.
Ayirt Edici Ozellikler
BT'de bilateral piriform apertur anteriorunda simetrik/asimetrik kistik lezyonlar. Bilateral burun tabanı elevasyonu. Bilateral cerrahi eksizyon gerektirir.
Ayirt Edici Ozellik
Odontojenik kistler (radiküler/dentijeröz kist) alveoler kemik içinde intraosseöz lokalizasyon gösterir ve diş kökü ile ilişkilidir. Nazolabial kist ekstraosseöz olup kemik dışındadır ve diş patolojisi eşlik etmez. Lokasyon (intraosseöz vs ekstraosseöz) ve dental ilişki kesin ayırıcıdır.
Ayirt Edici Ozellik
Retansiyon kisti sinüs lümeni içinde sinüs mukozasından kaynaklanır ve kubbe şeklinde intralüminal kitledir. Nazolabial kist ise sinüs dışında, nasolabial sulkusta ekstraosseöz yerleşimlidir. Lokasyon tamamen farklıdır — retansiyon kisti intrasinüzal, nazolabial kist ekstrasinüzal ve ekstraosseöz.
Ayirt Edici Ozellik
Mükosel sinüs lümenini ekspansil olarak dolduran ve sinüs duvarlarında remodeling/incelme yapan kistik lezyondur. Nazolabial kist sinüs dışında ekstraosseöz yerleşimli olup sinüs duvarlarını etkilemez. Mükosel intrasüzaldir ve genellikle daha büyüktür; nazolabial kist 1-3 cm boyutunda küçük ekstraosseöz lezyondur.
Aciliyet
routineYonetim
surgicalBiyopsi
Gerekli DegilTakip
Post-excision follow-up at 3-6 months for recurrence assessment. Recurrence rate is low (<10%) with complete excision.Nazolabial kist benign gelişimsel lezyondur ve malign transformasyon riski yoktur. Asemptomatik küçük kistler izlenebilir. Semptomatik kistlerde (burun tıkanıklığı, yüz asimetrisi, enfeksiyon) tedavi cerrahi eksizyondur. Sublabial yaklaşım (gingivobukkal sulkus insizyonu) standart cerrahidir — kist total olarak eksize edilir. Marsupializasyon alternatif olarak uygulanabilir ancak rekürens riski daha yüksektir. Enfekte kist durumunda önce antibiyoterapi uygulanır, enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra elektif eksizyon planlanır. İğne aspirasyonu tanısal olabilir ancak terapötik etkisi geçicidir — kist neredeyse her zaman reküre eder. Preoperatif BT/MRG kistin boyutunu, lokasyonunu ve çevre anatomik yapılarla ilişkisini ortaya koyarak cerrahi planlamayı destekler.
Nazolabial kist benign lezyondur. Tedavi cerrahi eksizyon veya sublabial yaklasimlä marsupializasyondur. Nuks orani cerrahi eksizyondan sonra cok dusuktur. Enfekte olabilir — bu durumda kistin isi, sisman ve dolgunlugu artar.