Teratom, iki veya üç germ yaprağından (ektoderm, mezoderm, endoderm) türeyen olgun veya olgunlaşmamış doku komponentlerini içeren germ hücreli tümördür. Testiküler teratomlar prepubertal ve postpubertal olmak üzere farklı biyolojik davranış gösterir — prepubertal teratomlar benign iken, postpubertal teratomlar malign potansiyele sahiptir. Ultrasonografide kistik alanlar, solid komponentler ve kalsifikasyonların birlikte bulunduğu karakteristik heterojen yapı izlenir. Serum tümör belirteçleri (AFP, beta-HCG) saf teratomda genellikle normaldir. Kemoterapiye dirençlidir ve tedavi cerrahidir.
Yaş Aralığı
15-40
En Sık Yaş
25
Cinsiyet
Erkek baskin
Prevalans
Nadir Değil
Teratom, germ hücrelerinin somatik diferansiyasyonu sonucu oluşan ve iki veya üç embriyonel germ yaprağından türeyen doku komponentlerini içeren bir neoplazmdır. Matür teratom iyi diferansiye, erişkin tipi dokuları (kıkırdak, kemik, deri, saç, diş, sinir dokusu, glandüler epitel) içerirken, immatür teratom fetal tipi olgunlaşmamış dokuları (nöroepitelyal tübüller, immatür kıkırdak) içerir. Postpubertal testiküler teratomlar GCNIS zemininde gelişir ve malign potansiyele sahiptir — evre ne olursa olsun metastatik potansiyel taşır. Ultrasonografideki karakteristik görünüm, bu çoklu doku tiplerinin akustik özelliklerinin farklılığından kaynaklanır — kıkırdak ve kemik kalsifikasyonlar, sebase materyal kistik alanlar, yumuşak doku solid komponentler olarak yansır. Growing teratoma sendromu, kemoterapi sonrası viable malign komponent ortadan kalktığında teratom komponentinin paradoksal büyümesidir.
Ultrasonografide kistik alanlar, solid komponentler ve kalsifikasyonların bir arada bulunduğu üçlü kombinasyon teratom için oldukça tipiktir. Bu üçlü, tümörün çoklu germ yaprağından türeyen farklı doku komponentlerini yansıtır. MRG'de yağ baskılamada sinyal kaybı gösteren T1 hiperintens alanlar eklendiğinde tanısal güvenilirlik daha da artar.
Teratom ultrasonografide kistik alanlar, solid komponentler ve kalsifikasyonların bir arada bulunduğu karmaşık heterojen kitle olarak izlenir. Kistik alanlar sebase veya müsinöz materyal içerebilir ve değişken ekojenitede olabilir (tamamen anekoik veya iç ekoları olan). Kalsifikasyonlar kaba veya ince olabilir, akustik gölge oluşturabilir. Solid komponentler değişken ekojenitede olup kartilajinöz, osseöz veya glandüler dokuları içerebilir. Bu üçlü kombinasyon teratom için oldukça tipiktir.
Rapor Cumlesi
Testiküler parankimde kistik alanlar, solid komponentler ve kalsifikasyonları bir arada içeren karmaşık heterojen kitle izlenmekte olup teratom ile uyumludur.
Renkli Doppler ultrasonografide teratomun solid komponentlerinde sınırlı vaskülarite izlenir. Kistik alanlar ve kalsifik komponentler tamamen avaskülerdir. Vaskülarite seminom veya embriyonal karsinomdan belirgin olarak daha az yoğundur. Matür teratomda vaskülarite minimal olabilirken, immatür teratomda daha belirgin olabilir. Epidermoid kistten farklı olarak tamamen avasküler değildir.
Rapor Cumlesi
Renkli Doppler incelemede kitlenin solid komponentlerinde sınırlı vaskülarite izlenmekte, kistik alanlar avasküler görünümdedir.
T2 ağırlıklı MRG'de teratom heterojen sinyal gösterir. Kistik komponentler yüksek T2 sinyal, solid yumuşak doku komponentleri orta sinyal, kalsifikasyonlar ve kemik komponentleri çok düşük sinyal verir. Yağ içerikli alanlar orta-yüksek T2 sinyal gösterir. Kıkırdak dokusu karakteristik olarak T2'de yüksek sinyal verir. Bu heterojen sinyal mozaiği teratomun çoklu doku bileşenlerini yansıtır ve MRG'nin doku karakterizasyonundaki üstünlüğünü gösterir.
Rapor Cumlesi
T2 ağırlıklı sekanslarda testiküler kitle heterojen sinyal göstermekte, yüksek sinyalli kistik alanlar, orta sinyalli solid komponentler ve düşük sinyalli kalsifik alanlar teratom ile uyumludur.
T1 ağırlıklı MRG'de teratomun yağ içerikli komponentleri (sebase materyal, dermoid doku) T1 hiperintens sinyal gösterir. Yağ baskılama sekanslarında bu alanlar sinyal kaybı gösterir — bu bulgu yağ varlığını doğrular ve teratom tanısı için oldukça spesifiktir. Kistik-müsinöz alanlar T1'de düşük sinyal, proteinöz kistik alanlar ise hafif T1 hiperintensite gösterebilir. Kalsifikasyonlar T1'de de hipointens görünür.
Rapor Cumlesi
T1 ağırlıklı sekanslarda kitle içinde hiperintens alanlar izlenmekte, yağ baskılama sekanslarında sinyal kaybı göstermekte olup yağ komponenti teratom ile uyumludur.
DWI'da teratom değişken difüzyon paterni gösterir. Matür teratomun solid sellüler komponentlerinde hafif-orta difüzyon kısıtlaması izlenebilir. Kistik ve yağlı alanlar kısıtlama göstermez. İmmatür teratomda proliferatif immatür doku komponentlerinde daha belirgin kısıtlama görülebilir. ADC değerleri heterojen olup doku kompozisyonuna göre değişir. DWI matürite değerlendirmesinde yardımcı olabilir.
Rapor Cumlesi
DWI'da kitle değişken difüzyon paterni göstermekte, solid alanlarda hafif kısıtlama, kistik alanlarda kısıtlama izlenmemektedir.
BT'de teratom farklı doku dansitelerinin bir arada izlendiği karmaşık kitle olarak görülür. Yağ dansitesi (-20 ile -100 HU arası) ve kalsifikasyonlar (>200 HU) karakteristik olup teratom tanısını güçlü şekilde destekler. Kistik alanlar sıvı dansitesinde (0-20 HU), solid komponentler yumuşak doku dansitesinde (30-60 HU) izlenir. BT evreleme amacıyla önemlidir — retroperitoneal kistik-solid kitle (metastatik teratom) tanımlanabilir.
Rapor Cumlesi
BT'de testiküler kitle yağ dansitesinde alanlar ve kalsifikasyonlar içermekte olup teratom ile uyumludur.
Kriterler
Tamamen iyi diferansiye, erişkin tipi doku komponentlerinden oluşur. Prepubertal olgularda benign, postpubertal olgularda malign potansiyele sahip. Kemoterapiye dirençli, cerrahi tam rezeksiyon küratif.
Ayirt Edici Ozellikler
Ultrasonografide iyi organize kistik-solid yapı, düzgün sınırlar. Kalsifikasyonlar belirgin, solid komponentlerde minimal vaskülarite. MRG'de yağ baskılamada sinyal kaybı sık görülür.
Kriterler
Fetal tipi olgunlaşmamış doku komponentleri (özellikle nöroepitelyal tübüller) içerir. Derecelendirme immatür nöroepitelyal doku miktarına göre (Grade 1-3). Malign davranış ve metastaz riski immatürite derecesi ile artar.
Ayirt Edici Ozellikler
Ultrasonografide daha heterojen, solid komponent baskın olabilir. DWI'da immatür alanlarda daha belirgin kısıtlama. Doppler'de solid komponentlerde daha belirgin vaskülarite. Kalsifikasyonlar matür teratomdan daha az belirgin olabilir.
Kriterler
Nadir. Teratom zemininde somatik tipte malign doku gelişimi (rabdomiyosarkom, adenokarsinom, primitif nöroektodermal tümör, lösemi vb.). Prognoz kötü. Germ hücreli tümör kemoterapisine dirençli, somatik maligniteye özgü kemoterapi gerekir.
Ayirt Edici Ozellikler
Görüntülemede standart teratomdan güvenilir bir şekilde ayırt edilemez. Hızlı büyüme veya kemoterapi sonrası rezidüel kitlenin paradoksal büyümesi ipucu olabilir. Tanı cerrahi rezeksiyon ve histopatoloji ile konur.
Ayirt Edici Ozellik
Epidermoid kist 'soğan halkası' veya 'hedef' paterni ile karakterizedir ve tamamen avaskülerdir. Teratom ise daha karmaşık yapıda olup solid komponentlerde vaskülarite gösterir ve kalsifikasyonlar içerir. Epidermoid kistte tümör belirteçleri normaldir.
Ayirt Edici Ozellik
Mikst NSGHT teratomdan daha agresif solid komponentler (embriyonal karsinom) içerir, hemoraji ve nekroz alanları daha belirgindir. Saf teratomda AFP ve beta-HCG normaldir; NSGHT'de bir veya ikisi yüksektir. NSGHT'de Doppler'de daha belirgin vaskülarite izlenir.
Ayirt Edici Ozellik
Seminom homojen hipoekoik kitle olarak izlenir, kistik komponent ve kalsifikasyon içermez. Teratom heterojen yapıda kistik + solid + kalsifikasyon üçlüsü ile karakterizedir. Seminomda belirgin hipervaskülarite izlenirken teratomda vaskülarite sınırlıdır.
Ayirt Edici Ozellik
Burned-out GHT genellikle küçük, kalsifiye skar lezyonu olarak izlenir. Teratomun aksine organize kistik-solid yapı göstermez. Retroperitoneal kitle veya yüksek tümör belirteçleri ile prezente olabilir.
Aciliyet
moderateYonetim
Radical inguinal orchiectomy. Teratoma is chemoresistant — surgical resection is the primary treatment. Post-chemotherapy residual masses with normalized markers should be surgically resected (RPLND) as they frequently contain teratoma. Growing teratoma syndrome requires surgical intervention.Biyopsi
Gerekli DegilTakip
CT surveillance for retroperitoneal and distant disease. AFP and beta-HCG monitoring (should be normal in pure teratoma). Post-chemotherapy residual mass monitoring critical — growing mass with normal markers suggests growing teratoma syndrome.Teratom kemoterapiye dirençlidir ve tedavinin temel taşı cerrahidir. Prepubertal olgularda testis koruyucu cerrahi (enükleasyon) düşünülebilir, postpubertal olgularda radikal inguinal orşiektomi standarttır. Kemoterapi sonrası rezidüel kitleler sıklıkla teratom içerir ve cerrahi rezeksiyon gerektirir. Growing teratoma sendromu — normal tümör belirteçleri ile büyüyen rezidüel kitle — acil cerrahi gerektirir. Somatic-type malignite nadir ancak agresif bir komplikasyondur.
Matür teratom prepubertal çocuklarda benign seyirli olup testis koruyucu cerrahi (enükleasyon) uygulanabilir. Postpubertal erkeklerde ise tüm teratomlar malign kabul edilir — kemoterapi dirençli olduğundan cerrahi rezeksiyon esas tedavidir. Mikst germ hücreli tümörün teratom komponenti kemoterapi sonrası rezidüel kitle olarak kalabilir ve büyüyebilir (growing teratoma syndrome). Tümör belirteçleri saf teratomda normal olabilir — bu negatif belirteçlere rağmen maligniteyi ekarte etmez.