Hipofarengeal skuamöz hücreli karsinom (SCC), hipofarenksin en sık malign tümörüdür ve baş-boyun SCC'lerinin yaklaşık %5-10'unu oluşturur. Piriform sinüs en sık tutulan bölgedir (%60-70), bunu posterior farenks duvarı ve postkrikoid bölge izler. Geç semptom vermesi nedeniyle tanı anında genellikle ileri evredir (Evre III-IV). BT ve MR görüntülemede piriform sinüste asimetrik yumuşak doku kitlesi, heterojen kontrastlanma, santral nekroz ve invazif sınırlar izlenir. Prevertebral fasya invazyonu, larenks kıkırdak invazyonu (özellikle krikoid) ve servikal LAP değerlendirilmelidir. Sigara ve alkol kullanımı en önemli risk faktörleridir; Plummer-Vinson sendromu postkrikoid SCC için predispozan faktördür.
Yaş Aralığı
50-80
En Sık Yaş
65
Cinsiyet
Erkek baskin
Prevalans
Nadir Değil
Hipofarengeal SCC, farenks mukozasındaki skuamöz epitelin malign transformasyonundan kaynaklanır. Kronik karsinojen maruziyet (sigara, alkol) mukozal displazi → karsinoma in situ → invazif karsinom progresyonuna yol açar. Piriform sinüsün sık tutulumu bu bölgenin anatomik yapısı ile ilişkilidir — piriform sinüs larengeal vestibülün lateralinde yer alan derin bir reses olup salgı ve gıda artıkları burada birikir, kronik mukozal iritasyona neden olur. Tümör submukozal yayılım eğilimi gösterir — bu nedenle yüzeyel lezyon küçük görünse bile derin invazyon yaygın olabilir. Piriform sinüs medial duvarı ariepiglottik kat ile temas halindedir — medial yayılım larenkse invazyon anlamına gelir. Lateral duvar tiroid kıkırdak iç yüzüne komşudur — lateral invazyon kıkırdak destrüksiyonuna yol açar. Apeks krikoid kıkırdak seviyesindedir — apikal tümörler krikoid invazyonu ile cerrahi seçenekleri kısıtlar. Zengin lenfatik drenaj nedeniyle tanıda %60-70 oranında servikal LAP mevcuttur. Prevertebral fasya invazyonu cerrahi için kontrendikasyon oluşturabilir.
BT'de piriform sinüsün normal hava kolumunun yumuşak doku kitlesi tarafından oblitere edilmesi hipofarengeal SCC'nin en karakteristik bulgusudur. Normal şartlarda bilateral piriform sinüsler simetrik hava kolumları gösterir — asimetrik obliterasyon mutlaka tümörü düşündürmelidir.
Kontrastlı BT'de piriform sinüste heterojen kontrastlanan asimetrik yumuşak doku kitlesi izlenir. Kitle piriform sinüsün normal hava kolumunu kısmen veya tamamen oblitere eder. Santral nekroz alanları düşük dansiteli olup heterojen kontrastlanma paternini oluşturur. Kitle sınırları invazif/irregüler olup komşu yapılara uzanım değerlendirilmelidir: medial — ariepiglottik kat ve larenks, lateral — tiroid kıkırdak, inferior — krikoid kıkırdak ve özofagus girişi, posterior — prevertebral kaslar ve fasya.
Rapor Cumlesi
Sol piriform sinüste normal hava kolumunu oblitere eden, heterojen kontrastlanan yumuşak doku kitlesi izlenmektedir; hipofarengeal SCC ile uyumludur.
Krikoid ve tiroid kıkırdak invazyonu BT'de kıkırdak sklerozisi (erken bulgu), erozyonu veya tam destrüksiyonu olarak izlenir. Krikoid kıkırdak invazyonu özellikle kritiktir çünkü parsiyel larenks cerrahisini imkansız kılar ve total larengofarenjektomi gerektirir. Aritenoid kıkırdak invazyonu vokal kord fiksasyonu ile ilişkilidir. Tümörün ekstralarengiyal yumuşak doku uzanımı kıkırdak destrüksiyonu bölgesinden değerlendirilir.
Rapor Cumlesi
Sol krikoid kıkırdak lamina posteriorunda tümör invazyonuna bağlı erozyon/destrüksiyon izlenmektedir; bu bulgu total larengofarenjektomi endikasyonunu güçlendirmektedir.
DWI'da hipofarengeal SCC difüzyon kısıtlaması gösterir ancak lenfomaya göre daha az belirgindir. ADC değerleri genellikle 0.8-1.2×10⁻³ mm²/s arasındadır. MR'ın kıkırdak invazyon değerlendirmesindeki üstünlüğü nedeniyle DWI ile birlikte T2 ve kontrastlı sekanslar değerlendirilmelidir.
Rapor Cumlesi
Hipofarenks kitlesi DWI'da difüzyon kısıtlaması göstermekte olup ADC değeri ... ×10⁻³ mm²/s olarak ölçülmüştür.
MR T2 ağırlıklı sekanslarda kıkırdak invazyonu değerlendirilir. Normal kıkırdak medüllası yağ sinyali nedeniyle T1'de hiperintenstir; tümör invazyonu bu yağ sinyalini bozarak düşük T1 ve artmış T2 sinyal değişikliği yaratır. T2'de normal kıkırdak korteksi düşük sinyal gösteren ince çizgi olarak izlenir — bu çizginin bozulması invazyon göstergesidir.
Rapor Cumlesi
MR T2A sekanslarda sol tiroid kıkırdak iç korteksinde bozulma ve medüller sinyal değişikliği izlenmekte olup kıkırdak invazyonu ile uyumludur.
FDG-PET/BT'de primer hipofarengeal kitlede yoğun FDG tutulumu izlenir. Santral nekrotik alanlarda tutulum azalmış/yoktur (lenfomadan fark). Servikal metastatik LAP'lar da FDG avid izlenir. PET-BT uzak metastaz taraması, senkron ikinci primer tümör saptanması ve tedavi yanıtı değerlendirmesinde kullanılır.
Rapor Cumlesi
Sol piriform sinüs kitlesi FDG-PET'te yoğun tutulum göstermektedir (SUVmax: ...); santral nekroza karşılık gelen fotopenik alanlar mevcuttur.
Kriterler
En sık lokalizasyon (%60-70)
Ayirt Edici Ozellikler
Larenks invazyonu sık, krikoid apikal tutulum cerrahi planlamada kritik
Kriterler
İkinci sıklıkta, düz plak-benzeri kitle
Ayirt Edici Ozellikler
Prevertebral fasya invazyonu erken; uzunlamasına yayılım sık
Kriterler
En nadir, kadınlarda daha sık, Plummer-Vinson ilişkili
Ayirt Edici Ozellikler
Erken özofagus invazyonu, sirkümferansiyal büyüme, total larengofarenjektomi sık gerekir
Ayirt Edici Ozellik
Lenfoma homojen, nekroz minimal, orofarenks yerleşimli; SCC heterojen, nekroz sık, hipofarenks
Ayirt Edici Ozellik
Zenker hava/sıvı içeren posterior divertikül, kontrastlanma yok; SCC solid kitle, heterojen kontrastlanma
Ayirt Edici Ozellik
Retansiyon kisti düzgün sınırlı kistik, kontrastlanma yok; SCC solid/mikst, invazif, kontrastlanma var
Aciliyet
urgentYonetim
surgicalBiyopsi
GerekliTakip
specialist-referralHipofarengeal SCC multidisipliner tümör konseyi (KBB, radyasyon onkolojisi, medikal onkoloji, radyoloji) değerlendirmesi gerektirir. Erken evre (T1-T2): transoral lazer cerrahi veya radyoterapi; ileri evre (T3-T4): kemoradyoterapi veya cerrahi (parsiyel/total larengofarenjektomi) + adjuvan tedavi. 5 yıllık sağkalım %30-35'tir (tüm evreler).
Hipofarengeal SCC baş-boyun karsinomları içinde en kötü prognoza sahip olanlardan biridir. Geç tanı, yüksek nodal metastaz oranı ve sıklıkla ileri evre prezentasyon nedeniyle 5 yıllık sağkalım %30-35'tir. Erken evre: cerrahi veya radyoterapi; ileri evre: kemoradyoterapi veya total larengofarenjektomi.