Hipofiz adenomu, adenohipofizden kaynaklanan, en sık sellar/suprasellar bölge tümörü olup, tüm intrakraniyel tümörlerin %10-15'ini oluşturur. Boyutuna göre mikroadenom (<10 mm) ve makroadenom (≥10 mm) olarak sınıflandırılır. Fonksiyonel (hormon salgılayan — prolaktinoma, GH adenomu, ACTH adenomu) veya non-fonksiyonel olabilir. Makroadenomlar suprasellar uzanım ile optik kiazma basısına, kavernöz sinüs invazyonuna ve hidrosefali gibi kitle etkisine neden olabilir. MRG'de dinamik kontrastlı sekanslar mikro ve makroadenom tanısında altın standarttır.
Yaş Aralığı
20-70
En Sık Yaş
40
Cinsiyet
Kadin baskin
Prevalans
Sık
Hipofiz adenomları, adenohipofizin klonal neoplastik proliferasyonundan kaynaklanır. Tümör hücreleri, normal hipofiz hücre tiplerinden (laktotroflar, somatotroflar, kortikotroflar, gonadotroflar, tirotroflar) birinin monoklonal ekspansiyonunu temsil eder. Fonksiyonel adenomlarda hücre tipi spesifik hormon aşırı üretimi klinik sendromlara yol açar (prolaktinoma → hiperprolaktinemi, GH adenomu → akromegali, ACTH adenomu → Cushing hastalığı). Tümörün dinamik kontrastlı MRG'deki davranışı, normal hipofiz bezinden farklı vasküler yapısını yansıtır: normal hipofiz, portal venöz sistem aracılığıyla erken ve yoğun kontrastlanırken, adenom gecikmiş kontrastlanma gösterir çünkü portal venöz beslenme yerine sistemik arteryel beslenmesi vardır. Bu vasküler farklılık, dinamik kontrastlı MRG'nin tanısal değerinin temelini oluşturur.
Dinamik kontrastlı MRG'de normal hipofiz bezinin erken yoğun kontrastlanmasına karşın adenomun gecikmiş kontrastlanma göstermesi mikroadenom tanısında altın standarttır. Makroadenomda ise suprasellar uzanımda diyafragma sellae düzeyinde bel verme ile oluşan kardan adam (snowman) veya rakam-8 (figure-8) konfigürasyonu patognomoniktir. Bu iki bulgunun kombinasyonu (dinamik kontrastlanma farklılığı + karakteristik morfoloji) hipofiz adenomunu sellar/suprasellar bölgenin diğer lezyonlarından (kraniofarinjioma, meningiom, Rathke yarık kisti) güvenilir şekilde ayırt eder.
Kontrastsız BT'de makroadenom sellar bölgede izodens veya hafif hiperdens kitle olarak izlenir. Sellae turcica genişlemesi ve taban erozyonu karakteristiktir. Suprasellar uzanım durumunda suprasellar sistern obliterasyonu görülebilir. Mikroadenomlar BT'de genellikle tespit edilemez. İntratümöral kanama (apopleksi) akut hiperdens alan olarak izlenir. Kalsifikasyon nadir olup, varlığında kraniofarinjioma düşünülmelidir.
Rapor Cumlesi
BT'de sellae turcica genişlemesi ve taban erozyonu eşliğinde sellar bölgede izodens kitle izlenmektedir.
T1 ağırlıklı görüntülerde hipofiz adenomu genellikle gri cevhere göre izointens veya hafif hipointens izlenir. Makroadenomda normal hipofiz bezi tümör tarafından yer değiştirilmiş olup ince, perifer yerleşimli hiperintens bir yapı olarak izlenebilir (parlak hipofiz). Hipofiz sapı laterale deviye olabilir ve bu bulgu tümörün lateralizasyonunda ipucu verir. Mikroadenomda T1'de glandüler doku içinde hafif hipointens odak izlenebilir. İntratümöral kanama durumunda T1'de hiperintens alan görülebilir (methemoglobin).
Rapor Cumlesi
T1 ağırlıklı sekansta sellae turcica içinde izointens-hipointens kitle izlenmekte olup, normal hipofiz bezi tümör tarafından süperiora yer değiştirmiştir.
T2 ağırlıklı görüntülerde hipofiz adenomu değişken sinyal gösterir: solid komponent genellikle gri cevhere göre izointens veya hafif hiperintens izlenir. Kistik dejenerasyon alanları belirgin T2 hiperintens, hemorajik alanlar T2 hipointens (deoksihenoglobin/hemosiderin) görünüm gösterir. Makroadenomda suprasellar uzanım, optik kiazma basısı ve kavernöz sinüs ilişkisi T2 sekansında en iyi değerlendirilir. T2 sinyali adenom alt tiplerine göre değişkendir — GH adenomları T2 hipointens eğilimlidir.
Rapor Cumlesi
T2 ağırlıklı sekansta sellar kitle ağırlıklı olarak izointens-hiperintens sinyal göstermekte olup, suprasellar uzanım ve optik kiazma ile ilişkisi değerlendirilmiştir.
Dinamik kontrastlı MRG (hızlı ardışık T1 ağırlıklı sekanslar, 15-30 sn aralıklarla) hipofiz adenomu tanısında altın standarttır. Normal hipofiz bezi, portal venöz sistem aracılığıyla erken ve yoğun kontrastlanma gösterirken, adenom daha geç kontrastlanır — erken fazda (60-90 sn) adenom çevre normal hipofize göre hipointens (kontrastlanmamış) izlenir. Geç fazda (5-10 dk) adenom gecikmiş kontrastlanma gösterir ve normal hipofiz ile izointens hale gelebilir. Bu vasküler dinamik fark, özellikle T1/T2'de görülemeyen küçük mikroadenomların tespitinde kritik öneme sahiptir.
Rapor Cumlesi
Dinamik kontrastlı MRG erken fazında normal hipofiz bezinin yoğun kontrastlanmasına karşın, sellar lezyon gecikmiş kontrastlanma göstermekte olup, bu bulgu hipofiz adenomu ile uyumludur.
FLAIR sekansında hipofiz adenomu genellikle izointens veya hafif hiperintens izlenir. Kistik dejenerasyon alanları FLAIR'de tam baskılanmayabilir (proteinöz içerik). Makroadenomun suprasellar uzanımı ve optik yollara olan basısı değerlendirilebilir. Hipofiz apopleksisinde (akut kanama) FLAIR'de hiperintens sinyal görülebilir. Normal hipofiz sapının FLAIR görünümü referans olarak değerlidir.
Rapor Cumlesi
FLAIR sekansında sellar kitle izointens-hafif hiperintens sinyal göstermektedir.
Tipik hipofiz adenomunda DWI'da belirgin difüzyon kısıtlanması izlenmez; ADC değerleri genellikle normal veya hafif artmıştır. Ancak yoğun selüler adenomlarda ve hipofiz apopleksisinde hafif difüzyon kısıtlanması görülebilir. DWI, hipofiz bölgesi lezyonlarının ayırıcı tanısında yardımcı olabilir — Rathke yarık kisti, epidermoid kist ve apseden ayrımda kullanılır. Makroprolaktinomalarda dopamin agonist tedavisi sonrası ADC değerlerinde artış terapötik yanıtın göstergesi olabilir.
Rapor Cumlesi
DWI'da sellar kitlede belirgin difüzyon kısıtlanması saptanmamakta olup, ADC değerleri normaldir.
Perfüzyon MRG'de (DCE) hipofiz adenomunda normal hipofiz bezine kıyasla gecikmiş zirve zamanı (time-to-peak) ve düşük-orta düzeyde perfüzyon izlenir. Bu bulgu, adenomun portal venöz sistem yerine sistemik arteryel beslenme almasını yansıtır. Ktrans değerleri genellikle düşük-orta düzeydedir. Perfüzyon çalışmaları, makroadenomda tümör biyolojisi ve tedaviye yanıt değerlendirmesinde kullanılabilir.
Rapor Cumlesi
Perfüzyon MRG'de sellar lezyon normal hipofiz bezine kıyasla gecikmiş kontrastlanma kinetiği ve düşük-orta perfüzyon değerleri göstermektedir.
SWI sekansında komplike olmayan hipofiz adenomunda belirgin bulgu izlenmez. Ancak hipofiz apopleksisinde (intratümöral kanama) SWI'da belirgin blooming artefaktı ve düşük sinyal alanları saptanır — kanama ürünlerinin (hemosiderin, deoksihenoglobin) manyetik duyarlılık etkisini yansıtır. SWI, küçük kanama odaklarını konvansiyonel sekanslara göre çok daha hassas tespit eder. Tekrarlayan mikrokanamaları olan adenomlarda SWI'da multipl blooming odakları izlenebilir.
Rapor Cumlesi
SWI sekansında sellar kitle içinde kanama ürünleri ile uyumlu blooming artefaktı/düşük sinyal alanları izlenmektedir (apopleksi şüphesi).
Kriterler
Çapı <10 mm olan adenom. Sellae turcica genişlemesi genellikle yok. Dinamik kontrastlı MRG tanıda altın standart — normal hipofize göre gecikmiş kontrastlanma gösteren küçük odak. Fonksiyonel olması durumunda küçük boyutuna rağmen belirgin endokrin semptomlar verebilir (özellikle prolaktinoma ve ACTH adenomu).
Ayirt Edici Ozellikler
T1 ve T2'de normal hipofiz bezinden minimal sinyal farkı gösterebilir — tanı genellikle dinamik kontrastlı sekanslara bağlıdır. İndirekt bulgular: hipofiz sapı laterale deviasyonu, sellae tabanında fokal erozyon, hipofiz bezinde asimetri.
Kriterler
Çapı ≥10 mm olan adenom. Sellae turcica genişlemesi ve taban erozyonu sıktır. Suprasellar uzanım ile optik kiazma basısı (bitemporal hemianopsi). Kavernöz sinüs invazyonu (Knosp sınıflaması). Kardan adam/rakam-8 konfigürasyonu karakteristik.
Ayirt Edici Ozellikler
Kitle etkisi belirgin — vizüel semptomlar (görme alanı defektleri), hipopitüitarizm, baş ağrısı. Heterojene kontrastlanma (kistik dejenerasyon, kanama). Dural kuyruk bulgusu yoktur (meningiomdan farklı). ICA genellikle çevrelenir değil, itilir (meningiomdan farklı).
Kriterler
Kavernöz sinüs invazyonu (Knosp grade 3-4), kemik invazyon, sfenoid sinüs ve nazal kaviteye uzanım gösteren adenom. Ki-67 proliferasyon indeksi >%3. Tekrarlayan cerrahi ve/veya radyoterapi gerektiren agresif davranış. WHO sınıflamasında 'atipik adenom' veya 'yüksek riskli' olarak tanımlanır.
Ayirt Edici Ozellikler
MRG'de kavernöz sinüs invazyonunun değerlendirilmesinde Knosp sınıflaması kullanılır (Grade 0-4). Grade 3-4'te internal karotid arterin %50'den fazlası çevrelenir — cerrahi tam rezeksiyon güçtür. ICA daralması nadir olup, malign transformasyon şüphesi doğurur. Perfüzyon çalışmaları agresif davranışı öngörmede yardımcı olabilir.
Kriterler
Mevcut adenom içine akut kanama ve/veya enfarktüs. Ani başlangıçlı şiddetli baş ağrısı, görme kaybı, oftalmopleji ve akut hipopitüitarizm ile prezente olur. MRG'de T1 hiperintens (subakut kan — methemoglobin), T2 heterojen sinyal, SWI'da belirgin blooming.
Ayirt Edici Ozellikler
Acil durum — akut hormonal kriz riski (adrenal kriz). DWI'da difüzyon kısıtlanması kanama/enfarktüs alanlarında görülebilir. Kontrastlı MRG'de heterojen veya halka şeklinde kontrastlanma (periferik viable doku). Akut fazda subaraknoid hemorajiyi taklit edebilir. Tedavi: acil kortikosteroid replasmanı + cerrahi dekompresyon gerekebilir.
Ayirt Edici Ozellik
Kraniofarinjioma kalsifikasyon (%90'da) ve kistik komponentin T1 hiperintensitesi (makine yağı görünümü — kolesterol içerik) gösterir. Hipofiz adenomunda kalsifikasyon nadir, T1 hiperintensite sadece kanama ile görülür. Kraniofarinjiomda rim kontrastlanma, adenomda solid/homojen kontrastlanma baskındır.
Ayirt Edici Ozellik
Sellar/suprasellar meningiom dural kuyruk bulgusu (dural tail sign) gösterir, homojen yoğun kontrastlanır ve ICA'yı çevreler (adenomda ICA itilir). Meningiom genellikle sellar genişlemeye neden olmaz. Dinamik kontrastlı MRG'de meningiom ve normal hipofiz benzer kontrastlanma kinetiği gösterir.
Ayirt Edici Ozellik
Sellar bölge schwannomu çok nadir olup, trigeminal schwannom parasellar uzanım gösterebilir. Schwannom T2'de belirgin hiperintens, heterojene kontrastlanır ve tipik olarak sellae dışından köken alır (kavernöz sinüs veya Meckel kavitesinden). Adenom sellae turcica içinden köken alır.
Ayirt Edici Ozellik
Hipofizer lenfoma nadir olup, hipofiz sapı kalınlaşması (infundibulohipofizit benzeri) ve homojen kontrastlanma gösterir. Lenfomada DWI'da belirgin difüzyon kısıtlanması (yüksek selülarite) izlenir, adenomda genellikle izlenmez. Lenfoma periventriküler predileksiyon ve çevre parankimde ödem gösterir.
Aciliyet
variable — apoplexy is emergency, microadenoma may be observedYonetim
medical (dopamine agonist for prolactinoma) or surgical (transsphenoidal resection)Biyopsi
Gerekli DegilTakip
Every 6-12 months MRI for microadenoma; 3-6 months initially for macroadenoma post-treatmentHipofiz adenomunun tedavisi alt tipe ve fonksiyonel duruma göre değişir. Prolaktinomada birinci basamak tedavi dopamin agonistleridir (kabergolin) — medikal tedavi ile tümör küçülmesi %80-90 oranında sağlanır. Non-fonksiyonel makroadenomlar ve diğer fonksiyonel adenomlarda (GH, ACTH) transsfenoidal cerrahi birinci basamak tedavidir. Cerrahi sonrası rezidüel tümör için radyoterapi (stereotaktik radyocerrahi) uygulanabilir. Hipofiz apopleksisi acil durumu olup, akut hormonal yetmezlik (özellikle adrenal kriz) nedeniyle acil kortikosteroid replasmanı ve gerektiğinde cerrahi dekompresyon gerektirir. Görüntüleme takibi tüm adenomlarda önerilir.
Prolaktinomalar primer olarak dopamin agonistleri (kabergolin) ile tedavi edilir — cerrahi gerekmez. Non-fonksiyonel makroadenomlar ve diğer fonksiyonel tipler (GH, ACTH salgılayan) cerrahi tedavi gerektirir (transsfenoidal yaklaşım). Hipofiz apoplexi acil cerrahi dekompresyon gerektirebilir. Postoperatif takip hormonal değerlendirme ve seri MR ile yapılır.