Diyabetik mastopati, uzun süreli tip 1 diyabetes mellitus (nadiren tip 2) zemininde gelişen, nadir görülen benign bir meme hastalığıdır. Histopatolojik olarak yoğun lenfositik infiltrasyon (lobülit ve duktal periferi çevreleyen B-lenfosit infiltrasyonu), keloidal fibroz (kalın, eozinofilik kollajen bantları) ve epiteloid fibroblastlardan oluşur. Klinik olarak sert, ağrısız, genellikle bilateral palpabl kitleler şeklinde prezente olur ve klinik muayenede maligniteyi taklit edebilir. Premenopozal kadınlarda daha sık görülür, ancak diyabetli erkeklerde de bildirilen vakalar mevcuttur. Prevalansı tip 1 diyabetli kadınlarda %0.6-13 arasında tahmin edilmektedir. Otoimmün bir mekanizma ile ilişkili olduğu düşünülmektedir; tiroidit ve diğer otoimmün hastalıklarla birlikteliği bu hipotezi desteklemektedir.
Yaş Aralığı
30-50
En Sık Yaş
40
Cinsiyet
Kadin baskin
Prevalans
Nadir
Diyabetik mastopati patogenezi tam olarak aydınlatılamamış olsa da otoimmün bir mekanizma güçlü şekilde öne sürülmektedir. Uzun süreli hiperglisemi ve ileri glikasyon son ürünleri (AGE) birikimi, meme stromasında kollajen çapraz bağlanmasını artırır ve keloidal fibroz oluşumunu tetikler. Bu anormal kollajen yapısı, ultrasonografide belirgin posterior akustik gölgelenmeye neden olur — ses dalgaları yoğun fibröz doku tarafından absorbe ve dağıtılır, arkasındaki yapıların görüntülenmesini engeller. Eşzamanlı olarak, otoimmün B-lenfosit infiltrasyonu lobüler ve periduktual alanlarda yoğunlaşır (lobülit); bu lenfositik infiltrasyon MR görüntülemede kontrast tutulumuna yol açabilir çünkü aktive lenfositler etrafında artmış kapiller permeabilite ve neovaskülarizasyon gelişir. Keloidal fibroz, mamografide yüksek dansite olarak görülür çünkü yoğun kollajen fibrilleri X-ışınlarını normal meme parankiminden daha fazla atenüe eder. Histolojik olarak tanımlanan epiteloid fibroblastlar, myofibroblastik diferansiasyonun bir göstergesidir ve stromal sertleşmeye katkıda bulunur. Bu patolojik süreçlerin kombinasyonu, klinik ve görüntülemede maligniteyi taklit eden sert, düzensiz kitlelere yol açar.
Tip 1 diyabet hastasında bilateral, sert, palpabl, belirgin posterior akustik gölgeleme gösteren hipoekoik meme kitleleri diyabetik mastopatinin imza bulgusudur. Bu kombinasyon (klinik bağlam + karakteristik US görünüm), gereksiz biyopsileri önlemek için güvenilir bir tanısal ipucudur.
Düzensiz veya lobüle sınırlı, belirgin hipoekoik kitle. En dikkat çekici özelliği, kitlenin boyutuna oranla aşırı belirgin posterior akustik gölgelemedir. Gölgeleme genellikle kitlenin tamamının arkasını kaplar ve çevre dokuya da uzanabilir. Kitle sınırları gölgeleme nedeniyle net tanımlanamayabilir. Bu görünüm invaziv duktal karsinomu güçlü şekilde taklit eder.
Rapor Cumlesi
Meme parankiminde düzensiz sınırlı, belirgin hipoekoik kitle izlenmekte olup kitlenin boyutuna oranla aşırı belirgin posterior akustik gölgeleme dikkati çekmektedir; tip 1 diyabet öyküsü bağlamında diyabetik mastopati ön planda değerlendirilmelidir.
Doppler ultrasonografide kitle içinde minimal veya hiç vaskülarite izlenmez. Bu bulgu, hipervaskülaritenin sıklıkla gözlendiği meme karsinomlarından ayırt edicidir. Yoğun fibröz dokunun damarları sıkıştırması nedeniyle Doppler sinyali belirgin şekilde azalmıştır. Çevre meme dokusunda normal vasküler akım izlenir.
Rapor Cumlesi
Renkli Doppler incelemede kitle içinde belirgin vaskülarite izlenmemektedir; bu bulgu malign lezyonlarda beklenen hipervaskülaritenin aksine, benign fibröz bir süreçle uyumludur.
Mamografide en sık bulgu asimetrik parankimal dansite artışıdır; daha az sıklıkla düzensiz sınırlı, yüksek dansiteli kitle görülebilir. Mikrokalsifikasyon tipik olarak yoktur — bu önemli bir negatif bulgudur çünkü DCIS ve bazı invaziv karsinomlarda kalsifikasyon sıklıkla eşlik eder. Bilateral tutulum varlığında, her iki memede simetrik veya asimetrik dansite artışları dikkati çeker. Keloidal fibroz alanları yapısal distorsiyon oluşturabilir.
Rapor Cumlesi
Mamografide meme parankiminde asimetrik dansite artışı / düzensiz sınırlı yüksek dansiteli kitle izlenmekte olup eşlik eden mikrokalsifikasyon saptanmamıştır; tip 1 diyabet öyküsü bağlamında diyabetik mastopati ile uyumlu olabilir.
T2 ağırlıklı görüntülerde homojen veya hafif heterojen düşük sinyal intensitesi gösterir. Keloidal fibroz yüksek kollajen içeriği nedeniyle T2 relaksasyon süresini kısaltır. Bu düşük T2 sinyali, birçok meme malignite tipinin gösterdiği orta-yüksek T2 sinyalinden farklıdır ve fibröz dominan bir süreç lehine önemli bir ipucudur. Lezyon sınırları T2'de daha iyi seçilebilir.
Rapor Cumlesi
Kitle T2 ağırlıklı sekanslarda homojen düşük sinyal intensitesi göstermekte olup yoğun fibröz doku içeriği ile uyumludur; bu bulgu selüler tümöral süreçten ziyade fibröz bir süreci düşündürmektedir.
Dinamik kontrastlı MR incelemede kitle minimal veya hafif progresif (Tip I — yavaş artış) kontrastlanma paterni gösterir. Erken fazda belirgin kontrastlanma ve geç fazda yıkanma (Tip III — washout) paterni genellikle görülmez. Bu, malign lezyonların tipik olarak gösterdiği hızlı kontrastlanma ve yıkanma paterninden farklıdır. Kontrastlanma, fibröz doku içindeki az sayıda kapiller damardan kaynaklanır.
Rapor Cumlesi
Dinamik kontrastlı MR incelemede kitle minimal, yavaş progresif kontrastlanma paterni (Tip I kinetik) göstermekte olup erken kontrastlanma ve yıkanma izlenmemektedir; bu patern malignite lehine değildir ve fibröz bir benign süreçle uyumludur.
Difüzyon ağırlıklı görüntülemede (DWI) değişken bulgular izlenir. Fibröz doku genellikle belirgin difüzyon kısıtlaması göstermez (ADC düşüklüğü yok); ancak yoğun lenfositik infiltrasyon alanlarında hafif difüzyon kısıtlaması görülebilir. ADC değerleri tipik olarak malign lezyonlardan (belirgin düşük ADC) daha yüksektir. Bu bulgu, selüleritesi düşük fibröz dokunun difüzyon kısıtlamasına yol açmamasıyla açıklanır.
Rapor Cumlesi
DWI incelemede kitlede belirgin difüzyon kısıtlaması izlenmemekte olup ADC değerleri korunmuştur; bu bulgu yüksek selülariteye sahip malign süreçten ziyade düşük selülariteli fibröz bir süreçle uyumludur.
Kriterler
En sık form. Uzun süreli tip 1 diyabet (genellikle >10 yıl), insülin bağımlı, sıklıkla mikro/makrovasküler komplikasyonlar eşlik eder. Bilateral tutulum yaygındır.
Ayirt Edici Ozellikler
Daha belirgin keloidal fibroz, daha yoğun lenfositik infiltrasyon. Otoimmün tiroidit birlikteliği sık. Nüks sık görülür (%30-60 eksizyon sonrası).
Kriterler
Nadir form. Tip 2 diyabet ve özellikle insülin tedavisi alan hastalarda görülür. Tip 1'e göre daha geç yaşta prezente olur.
Ayirt Edici Ozellikler
Daha az belirgin lenfositik infiltrasyon, fibroz dominan. Unilateral tutulum daha sık. Otoimmün birliktelik daha az belirgin.
Kriterler
Diğer otoimmün hastalıklar (Hashimoto tiroiditi, SLE, Sjögren) zemininde gelişir, diyabet olmaksızın. Histolojik olarak aynı triad (keloidal fibroz + lenfositik lobülit + epiteloid fibroblastlar).
Ayirt Edici Ozellikler
Diyabetik mastopati ile özdeş görüntüleme ve histolojik bulguları gösterir. Lenfositik lobülit daha belirgin olabilir. 'Lenfositik mastopati' terimi bu grubu da kapsar.
Ayirt Edici Ozellik
İnvaziv duktal karsinom MR'da Tip III (yıkanma) kinetik patern, yüksek DWI sinyali ve düşük ADC gösterirken, diyabetik mastopati Tip I (progresif) kinetik, düşük T2 sinyali ve korunmuş ADC gösterir. Klinik olarak diyabet öyküsü kritik ayırt edicidir.
Ayirt Edici Ozellik
İnvaziv lobüler karsinom da US'de gölgelenme ve mamografide dansite artışı gösterebilir. Ancak ILC MR'da difüzyon kısıtlaması (düşük ADC) ve kontrastlanma gösterir. ILC genellikle unilateraldir, diyabetik mastopati bilateral olma eğilimindedir.
Ayirt Edici Ozellik
Granüler hücreli tümör de US'de belirgin gölgelenme gösteren sert hipoekoik kitle şeklinde prezente olabilir. Ancak genellikle soliter ve unilateraldir, diyabet ilişkisi yoktur. MR'da heterojen kontrastlanma gösterir.
Ayirt Edici Ozellik
Fibroadenom tipik olarak oval, düzgün sınırlı, posterior akustik güçlenme gösteren kitledir — gölgeleme göstermez. Diyabetik mastopati ise düzensiz sınırlı ve belirgin gölgeleme gösterir. Fibroadenomun BI-RADS 2-3 görünümü vardır.
Aciliyet
routineYonetim
conservativeBiyopsi
GerekliTakip
12-monthDiyabetik mastopati benign bir durumdur ve cerrahi eksizyon gerektirmez. Ancak ilk prezentasyonda maligniteyi güvenilir şekilde ekarte etmek için kor biyopsi önerilir (BI-RADS 4). Histolojik tanı konulduktan sonra takip yeterlidir. Eksizyon yapılırsa yüksek nüks oranı (%30-60) beklenir. Yıllık mamografi ve klinik muayene ile izlem önerilir. Malignite riski artmış değildir.
Diyabetik mastopati benign bir durumdur ve tedavi gerektirmez. Karsinomla karışabileceğinden biyopsi gerekli olabilir. Core biyopsi teknik olarak zor olabilir (sert doku). Nüks sık görülür. Tip 1 diyabet öyküsü tanıda anahtar klinik bilgidir.