Adeziv kapsülit (donuk omuz), glenohumeral eklem kapsülünün progresif fibrozis ve kalınlaşması ile karakterize, ağrılı ve kısıtlı omuz hareketliliğine yol açan klinik bir durumdur. Üç klinik evre tanımlanmıştır: 'donma' evresi (ağrı baskın, 2-9 ay), 'donuk' evre (sertlik baskın, 4-12 ay) ve 'çözülme' evresi (kademeli iyileşme, 5-24 ay). Kadınlarda ve 40-60 yaş arasında daha sık görülür. Diabetes mellitus, tiroid hastalığı ve uzun süreli immobilizasyon predispozan faktörlerdir. MRG'de kalınlaşmış inferior glenohumeral ligament (IGHL), rotator interval obliterasyonu ve korakohumeral ligament (CHL) kalınlaşması tanısal triyaddır. Konvansiyonel MR artrogramda eklem kapasitesinin azalması (<12 mL) ve aksiller reses obliterasyonu tanıyı doğrular.
Yaş Aralığı
40-65
En Sık Yaş
50
Cinsiyet
Kadin baskin
Prevalans
Sık
Adeziv kapsülit, glenohumeral eklem kapsülünün kronik inflamasyon ve ardından fibrozis ile karakterize bir süreçtir. Başlangıçta sinoviyal inflamasyon (sinovit) kapsüler hiperemi ve ödem oluşturur — bu 'donma' evresine karşılık gelir ve MRG'de kapsüler kontrast tutulumu olarak görülür. İnflamatuar süreç ilerledikçe, fibroblast proliferasyonu ve myofibroblast dönüşümü başlar — bu hücreler alfa-düz kas aktini (alpha-SMA) eksprese eder ve aktif kontraksiyon üretir, tıpkı Dupuytren kontraktüründeki gibi. Kollajen Tip I ve Tip III birikimi kapsülü kalınlaştırır ve sertleştirir. Rotator interval (RI), korakohumeral ligament (CHL) ve inferior glenohumeral ligament (IGHL) en çok etkilenen yapılardır — bunların fibrozisi karakteristik hareket kısıtlılığı paternini açıklar: CHL kalınlaşması dış rotasyonu kısıtlar, IGHL kalınlaşması abduksiyon ve dış rotasyonu kısıtlar. MRG'deki bulgular doğrudan bu patofizyolojik süreçleri yansıtır: T2 ağırlıklı görüntülerde kapsüler kalınlaşma fibrozisi gösterir (düşük sinyal = matür kollajen), kontrastlı görüntülerde kapsüler tutulum aktif inflamasyonu gösterir (vasküler permeabilite artışı), aksiller reses obliterasyonu kapsüler kontraktürü gösterir.
Adeziv kapsülitin MRG tanısal triadı: (1) kalınlaşmış IGHL (>4mm), (2) rotator interval yağ obliterasyonu ve (3) CHL kalınlaşması (>4mm). Bu üç bulgunun birlikteliği adeziv kapsülit için yüksek tanısal güvenilirlik sağlar (%95+ pozitif prediktif değer). Tek başına her bulgu sensitivite açısından değişken olabilir ancak birlikte değerlendirildiğinde klinik tanıyı MRG ile doğrular.
Aksiyel ve koronal T2 ağırlıklı görüntülerde inferior glenohumeral ligament (IGHL) kalınlaşmış olarak izlenir (>4mm, normal <4mm). Fibrotik kalınlaşma nedeniyle T2'de düşük sinyal intensitesi gösterir. IGHL, aksiller resesin tabanını oluşturur ve kalınlaşması aksiller resesin daralmasına yol açar. Bu bulgu adeziv kapsülitte %92 duyarlılık ve %87 özgüllük ile en güvenilir MRG bulgusudur.
Rapor Cumlesi
Aksiyel ve koronal görüntülerde inferior glenohumeral ligament belirgin kalınlaşmış olup (>4mm), bu bulgu adeziv kapsülit ile uyumludur.
Sagittal T1 ağırlıklı görüntülerde rotator interval — korakoid çıkıntı ile supraspinatus tendonu arasındaki üçgen şeklindeki alan — normalde yağ dokusu ile dolu olup yüksek sinyal gösterir. Adeziv kapsülitte bu yağ dokusu fibrotik doku ile yer değiştirir ve düşük sinyal intensitesine dönüşür ('obliterasyon'). Rotator interval ayrıca subskopularis tendonu, biseps tendonu uzun başı ve korakohumeral ligamenti içerir. Sagittal kesitlerde 'boş üçgen' görünümünün kaybolması tanısal ipucudur.
Rapor Cumlesi
Sagittal T1 görüntülerde rotator interval yağ sinyal kaybı göstermekte ve fibrotik obliterasyon ile uyumlu olup adeziv kapsülit lehinedir.
Sagittal ve aksiyel T2 ağırlıklı görüntülerde korakohumeral ligament (CHL) kalınlaşmış olarak izlenir (>4mm, normal 1-2mm). CHL, korakoid çıkıntıdan başlayıp supraspinatus ve subskopularis tendonlarının üst yüzeyine yapışır ve rotator intervalin tavanını oluşturur. Kalınlaşması spesifik olarak dış rotasyon kısıtlılığıyla ilişkilidir. Fibrotik CHL, T2'de düşük sinyal gösterir. MR artrogramda CHL kalınlaşması daha belirgin olarak değerlendirilebilir çünkü kontrast madde normal CHL'nin ince yapısını silüet eder.
Rapor Cumlesi
Korakohumeral ligament belirgin kalınlaşmış olup (>4mm), adeziv kapsülit ile uyumlu olup dış rotasyon kısıtlılığının yapısal karşılığını oluşturmaktadır.
Koronal T1 ve T2 ağırlıklı görüntülerde aksiller reses — humerus başının inferiorunda glenohumeral eklem kapsülünün en alt bölümü — fibrotik kalınlaşma ve kapasitesinde azalma gösterir. Normal aksiller reses ince duvarlı olup kolda abduksiyonda genişler. Adeziv kapsülitte duvar kalınlığı artar (>3mm) ve reses hacmi belirgin azalır. MR artrogramda bu bulgu daha dramatiktir: kontrast madde aksiller resese yeterli miktarda dolmaz ve reses 'yapışık' görünür.
Rapor Cumlesi
Aksiller reses kapsüler kalınlaşma ve daralma göstermekte olup adeziv kapsülite bağlı kapsüler kontraktür ile uyumludur.
Kontrastlı T1 ağırlıklı (özellikle fat-sat) görüntülerde glenohumeral eklem kapsülünde ve sinoviyal dokuda diffüz kontrast tutulumu izlenir. Bu bulgu özellikle 'donma' evresinde (aktif inflamatuar faz) belirgindir. Kontrastlanma kapsülün tüm bölümlerinde görülebilir ancak aksiller reses ve rotator interval bölgesinde en belirgindir. 'Donuk' evrede (fibrotik faz) kontrastlanma azalır ancak kapsüler kalınlaşma kalıcıdır. Kontrastlanma paterni ve yoğunluğu evreleme ve tedavi yanıtı değerlendirmesinde kullanılabilir.
Rapor Cumlesi
Kontrastlı görüntülerde glenohumeral eklem kapsülünde diffüz kontrastlanma artışı izlenmekte olup aktif inflamatuar evredeki adeziv kapsülit ile uyumludur.
Ultrasonografide rotator interval bölgesinde artmış power Doppler sinyali izlenir — bu bulgu aktif inflamatuar evrede (donma evresi) belirgindir. Ayrıca korakohumeral ligament standart B-mod US'de değerlendirilebilir ve kalınlaşması ölçülebilir (>4mm). Aksiller reses US ile değerlendirilmesi güçtür çünkü posterior yerleşimli ve kemik yapılarla örtülüdür. US, MRG'ye göre sınırlı tanısal değere sahiptir ancak noktasal bakım (point-of-care) ve takip için kullanışlıdır.
Rapor Cumlesi
Rotator interval bölgesinde artmış Doppler vaskülaritesi izlenmekte olup aktif inflamatuar evrede adeziv kapsülit ile uyumludur.
Kriterler
Belirlenebilir bir neden olmaksızın gelişen adeziv kapsülit. Diabetes mellitus, tiroid hastalığı ve genetik yatkınlık gibi sistemik risk faktörleri mevcut olabilir.
Ayirt Edici Ozellikler
Kapsüler kalınlaşma ve kontraktür izole, eşlik eden rotator manşet patolojisi veya travma bulgusu yok. DM hastalarında daha dirençli seyir ve bilateral tutulum eğilimi. MRG'de 'saf' kapsüler patoloji.
Kriterler
Travma, cerrahi (özellikle rotator manşet tamiri), uzun süreli immobilizasyon veya eşlik eden intrensek omuz patolojisi sonrası gelişen adeziv kapsülit.
Ayirt Edici Ozellikler
MRG'de kapsüler kalınlaşma ile birlikte eşlik eden patoloji bulguları: rotator manşet tendinopati/yırtığı, subakromial bursit, glenohumeral osteoartrit veya postoperatif değişiklikler. Travma sonrası hemartrozdan gelişebilir.
Kriterler
Diabetes mellitus zemininde gelişen adeziv kapsülit. DM'li hastalarda insidans genel popülasyona göre 2-4 kat yüksek (%10-36 vs %2-5). İnsüline bağımlı DM'de risk en yüksek.
Ayirt Edici Ozellikler
Daha agresif fibrotik süreç: kapsüler kalınlaşma daha belirgin, MRG'de daha yaygın kapsüler tutulum. Bilateral tutulum oranı %40'a kadar çıkabilir. Tedaviye yanıt daha yavaş ve inkomplet. Kontraktür daha dirençli — cerrahi müdahale gereksinimi daha yüksek.
Ayirt Edici Ozellik
PVNS'de T2* blooming (hemosiderin birikimi) ve lobüle sinoviyal kitle izlenirken, adeziv kapsülitte kapsüler kalınlaşma diffüz ve düzgün olup blooming artefaktı yoktur
Ayirt Edici Ozellik
Sinoviyal kondromatozisde eklem içi kalsifiye serbest cisimler patognomonik olup BT'de halka-yay kalsifikasyonu gösterir; adeziv kapsülitte kalsifikasyon yoktur
Ayirt Edici Ozellik
Subakromial bursitte T2'de bursa içi sıvı artışı ve sinoviyal kalınlaşma izlenirken, adeziv kapsülitte glenohumeral kapsül (IGHL, CHL, aksiller reses) kalınlaşması ön plandadır ve bursa tipik olarak normaldir
Ayirt Edici Ozellik
Ganglion kisti T2'de parlak kistik lezyon olup ince duvar ve sap gösterirken, adeziv kapsülitte diffüz kapsüler kalınlaşma ve fibrozis ön plandadır; kistik komponent yoktur
Aciliyet
routineYonetim
conservativeBiyopsi
Gerekli DegilTakip
6-monthAdeziv kapsülit genellikle kendi kendini sınırlayan bir durumdur ancak iyileşme süreci 1-3 yıl sürebilir. Tedavi evrelerine göre belirlenir: donma evresinde ağrı yönetimi (NSAİİ, kortikosteroid enjeksiyonu), donuk evrede fizik tedavi ve germe egzersizleri, dirençli vakalarda artroskopik kapsüler salıverilme veya manipülasyon. Diyabetik hastalarda konservatif tedaviye yanıt daha kötü olup cerrahi müdahale gerekebilir. Bilateral tutulum riski nedeniyle karşı omuz da klinik olarak izlenmelidir.
Adeziv kapsülit genellikle kendi kendini sınırlayan bir durumdur ve 1-3 yıl içinde düzelir. Fizik tedavi birinci basamak tedavidir. Dirençli vakalarda hidrodilatyon, intraartiküler kortikosteroid enjeksiyonu veya artroskopik kapsüler gevşetme uygulanabilir.