Antrochoanal polip (Killian polipi), maksiller sinüs antrum mukozasından köken alarak ostiumu geçip nazal kaviteye ve posterior olarak koanaya uzanan, genellikle tek taraflı, benign polipoid lezyondur. Tüm nazal poliplerin yaklaşık %4-6'sını oluşturur ve sıklıkla çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Klasik olarak üç komponentli bir yapı sergiler: maksiller sinüs içindeki intramaksiller kistik komponent (anne kist), ostiumu geçen dar pedinkül ve nazal kavitede/nazofarenkste genişleyen polipoid kitle. Unilateral nazal obstrüksiyon ve posterior nazal damla en sık semptomlarıdır. Bilateral prezentasyon son derece nadir olup, bilateral antrochoanal polip varlığında kistik fibrozis ve sinonazal polipozis ekarte edilmelidir. Tedavide endoskopik sinüs cerrahisi ile kistik komponent dahil tam eksizyon gereklidir; inkomplet rezeksiyon yüksek rekürrens riski taşır.
Yaş Aralığı
5-40
En Sık Yaş
20
Cinsiyet
Esit
Prevalans
Nadir Değil
Antrochoanal polip, maksiller sinüs mukozasındaki bir retansiyon kistinin progresif büyümesi ile başlar; kist içindeki mukozal sıvı birikimi hidrostatik basınç oluşturarak sinüs ostiumu yönünde genişlemeye neden olur. Ostiumu geçen kistik komponent, nazal kavitedeki düşük basınç ortamına ulaştığında polipoid dejenerasyona uğrar ve intranazal kısımda belirgin stromal ödem ile gevşek bağ dokusu birikimi görülür. Histopatolojik olarak intramaksiller kist komponenti solunum epiteli ile döşeli olup subepitelyal alanda belirgin ödem, az sayıda inflamatuar hücre ve seyrek vasküler yapılar içerir — bu düşük vaskülarite, kontrastlı görüntülemede minimal kontrastlanma olarak yansır. Sinonazal polipozisten farklı olarak, antrochoanal polipler genellikle eozinofilik infiltrasyon yerine nötrofilik veya paucicellüler inflamatuar patern gösterir ve IgE aracılı alerjik mekanizma yerine mekanik obstrüktif patofizyoloji ön plandadır. Nazal kavitede büyüyen polipoid komponent, çevre yapılara bası yaparak septal deviasyon, konka lateralizasyonu ve nazofarengeal obstrüksiyona yol açabilir; ancak kemik destrüksiyonu beklenmez — bu özellik malign lezyonlardan ayırımda kritik bir bulgudur.
Maksiller sinüs içinde kistik komponent, doğal ostiumu geçen dar pedinkül ve nazal kavitede genişleyen polipoid kitle şeklinde üç komponentli yapının gösterilmesi antrochoanal polip için patognomonik kabul edilir. Koronal reformat görüntülerde bu üç komponentin bir arada gösterilmesi tanıyı doğrular. Kistik komponent düşük dansiteli, pedinkül yumuşak doku dansitesinde ve intranazal komponent genellikle homojen yumuşak doku dansitesindedir. Bu üç bileşenli yapının saptanması, lezyonu basit mukozal retansiyon kistinden, sinonazal polipozisten ve diğer tek taraflı nazal kitlelerden ayırt etmede en güvenilir bulgudur.
Maksiller sinüs içinde genellikle düşük dansiteli (10-25 HU), iyi sınırlı, yuvarlak veya oval kistik komponent görülür. Bu 'anne kist' komponenti sinüs tabanına veya medial duvara geniş tabanlı olarak oturur ve homojen sıvı dansitesinde içerik gösterir. Kist duvarı ince ve düzgün olup, duvar kalsifikasyonu beklenmez. İntramaksiller kist genellikle sinüs lümeninin bir kısmını doldurur ve sinüs duvarlarında ekspansil remodelasyon yapabilir ancak kemik destrüksiyonu oluşturmaz. Kist içeriğinin dansitesi protein konsantrasyonuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir; yüksek proteinli kistlerde 25-40 HU arasında değerler izlenebilir.
Rapor Cumlesi
Sol/sağ maksiller sinüs inferiorunda, sinüs tabanına geniş tabanlı oturan, iyi sınırlı, homojen düşük dansiteli (yaklaşık ... HU) kistik lezyon izlenmektedir; sinüs duvarlarında destrüksiyon saptanmamıştır.
Maksiller sinüs ostiumu (veya aksesuar ostium) düzeyinde, sinüs içindeki kistik komponentten nazal kaviteye uzanan dar, yumuşak doku dansitesinde pedinkül görülür. Bu pedinkül, koronal ve sagittal reformat görüntülerde en iyi değerlendirilir ve ostiumu genişleterek geçiş yapar. Ostiumu düzeyinde kemik yapıda basıya bağlı düzgün genişleme (remodelasyon) izlenebilir ancak irregüler erozyon veya destrüksiyon görülmez. Pedinkülün tanımlanması, lezyonun maksiller sinüs orijinini doğrular ve cerrahi planlama için kritik öneme sahiptir. Aksesuar ostiumdan geçiş daha nadir görülür ancak bildirilmiştir.
Rapor Cumlesi
Maksiller sinüs doğal ostiumundan geçerek nazal kaviteye uzanan yumuşak doku dansitesinde dar pedinkül izlenmekte olup, ostium düzeyinde basıya bağlı düzgün genişleme mevcuttur; kemik destrüksiyonu yoktur.
Kontrastlı BT'de antrochoanal polip, minimal veya hiç kontrastlanma göstermez. İntramaksiller kistik komponent tamamen kontrastlanmaz ve sıvı dansitesini korur. Nazal kavitedeki polipoid komponent ise periferik ince rim şeklinde kontrastlanma gösterebilir ancak santral alanda kontrastlanma izlenmez. Bu minimal kontrastlanma paterni, lezyonun düşük vaskülaritesini yansıtır ve solid tümöral lezyonlardan (inverted papillom, SCC) ayrımda önemli bir bulgudur. Kontrastlı fazlarda polip iç yapısının homojen düşük dansitede kalması, stromadaki belirgin ödem ve seyrek vasküler ağa bağlıdır.
Rapor Cumlesi
Kontrastlı serilerde lezyon belirgin kontrastlanma göstermemekte olup, intramaksiller kistik komponent sıvı dansitesini korumakta; intranazal polipoid komponentte periferik ince rim kontrastlanması dışında solid kontrastlanma izlenmemektedir.
T2 ağırlıklı sekanslarda antrochoanal polip belirgin hiperintens sinyal gösterir ve bu sinyal özelliği lezyonun yüksek serbest su ve ödem içeriğini yansıtır. İntramaksiller kistik komponent homojen olarak çok parlak T2 sinyali verir ve BOS sinyaline yakın intensite gösterebilir. Nazal kavitedeki polipoid komponent de hiperintens olmakla birlikte, stromal ödem miktarına bağlı olarak hafifçe daha düşük sinyal gösterebilir. T2 hiperintensitesi, antrochoanal polipi avasküler veya hipovaskular lezyonlardan ayırt etmeye yardımcı olmakla birlikte, spesifik değildir; mukozal retansiyon kistleri ve basit kistler de benzer sinyal gösterir. Ancak, solid tümörler (inverted papillom, SCC) genellikle intermediate T2 sinyali gösterir ve bu özellik ayrıcı tanıda kullanılır.
Rapor Cumlesi
T2 ağırlıklı sekanslarda lezyon belirgin hiperintens sinyal göstermekte olup, intramaksiller kistik komponent BOS ile izointens yüksek sinyal sergilemektedir.
T1 ağırlıklı sekanslarda antrochoanal polip genellikle hipointens veya intermediate sinyal gösterir. İntramaksiller kistik komponent düşük T1 sinyali verir ve kas dokusuna göre hipointenstir. Protein içeriği yüksek olan kistik komponentlerde T1 sinyali artabilir ve intermediate düzeye çıkabilir. Nazal kavitedeki polipoid komponent intermediate sinyal gösterir. T1 ağırlıklı sekanslar, lezyonun anatomik ilişkilerini ve özellikle kemik yapılarla olan komşuluğunu değerlendirmede faydalıdır. Kontrastlı T1 ağırlıklı sekanslarda minimal periferik kontrastlanma görülebilir; bu bulgu BT'deki kontrastlanma paternine paraleldir.
Rapor Cumlesi
T1 ağırlıklı sekanslarda lezyon hipointens sinyal göstermekte olup, kontrastlı T1 ağırlıklı sekanslarda belirgin solid kontrastlanma izlenmemektedir.
Difüzyon ağırlıklı görüntülemede (DWI) antrochoanal polip genellikle kısıtlanmış difüzyon göstermez. ADC (Apparent Diffusion Coefficient) haritasında yüksek ADC değerleri izlenir (>1.5 × 10⁻³ mm²/s), bu da lezyon içeriğinin serbest su hareketine izin verdiğini gösterir. DWI'da T2 parlama etkisi (T2 shine-through) nedeniyle hiperintens görünebilir ancak ADC haritasında düşük sinyal göstermemesi, gerçek difüzyon kısıtlanmasının olmadığını doğrular. Bu özellik, yüksek selülarite gösteren malign lezyonlardan (SCC, lenfoma) ayrımda önemlidir çünkü malign tümörler tipik olarak düşük ADC değerleri (<1.0 × 10⁻³ mm²/s) gösterir. Fungal sinüzit gibi proteinöz/viskoz içerikli lezyonlarda da difüzyon kısıtlanması görülebilir, bu da ayırıcı tanıda dikkate alınmalıdır.
Rapor Cumlesi
Difüzyon ağırlıklı görüntülemede lezyon kısıtlanmış difüzyon göstermemekte olup, ADC haritasında yüksek sinyal izlenmektedir.
Endoskopik veya transnazal ultrasonografide antrochoanal polip, nazal kavite içinde homojen hipoekoik veya anekoik polipoid kitle olarak görülür. Kistik komponent, içerdiği sıvı nedeniyle anekoik olabilir ve posterior akustik güçlenme gösterebilir. Polipoid komponent ise ödem içeriğine bağlı olarak hipoekoik görünüm sergiler. Doppler ultrasonografide polip içinde belirgin vaskülarite izlenmez; bu özellik vasküler tümörlerden (juvenil nazofarengeal anjiofibrom) ayrımda kritik öneme sahiptir. Ultrasonografi, özellikle pediatrik hastalarda radyasyon maruziyeti olmadan lezyonun değerlendirilmesinde tercih edilebilir ancak derin sinüs komponentinin değerlendirilmesinde sınırlıdır.
Rapor Cumlesi
Nazal kavitede homojen hipoekoik polipoid kitle izlenmekte olup, Doppler incelemede belirgin vaskülarite saptanmamıştır.
Kriterler
Maksiller sinüs doğal ostiumundan geçen, tipik üç komponentli yapı gösteren, en sık görülen form. Genellikle tek taraflı, çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür.
Ayirt Edici Ozellikler
Doğal ostium yoluyla geçiş, intramaksiller kistik komponent sinüs hacminin büyük kısmını doldurabilir, nazal kavitede posterior olarak nazofarenkse uzanabilir ve koana düzeyinde genişleyebilir.
Kriterler
Maksiller sinüsün aksesuar ostiumundan (fontanelden) geçiş gösteren varyant. Aksesuar ostium, doğal ostiumun posteroinferiorunda yer alır ve genellikle daha geniştir.
Ayirt Edici Ozellikler
Pedinkülün aksesuar ostium yoluyla geçişi koronal BT'de doğal ostiumun posteriorunda gösterilir. Cerrahi planlamada pedinkül rotasının doğru tanımlanması kritik öneme sahiptir çünkü inkomplet eksizyon rekürrense yol açar.
Kriterler
Nazofarenksi tamamen dolduran ve orofarenkse kadar uzanan büyük boyutlu antrochoanal polip. Genellikle geç tanı konan vakalarda görülür ve obstrüktif uyku apnesi veya yutma güçlüğüne neden olabilir.
Ayirt Edici Ozellikler
Nazofarenksi tamamen oblitere eden kitle, oral kaviteye prolabe olabilir, bilateral nazal obstrüksiyon oluşturabilir. Görüntülemede lezyonun maksiller sinüs orijini dikkatli değerlendirilmelidir çünkü büyük boyut nedeniyle nazofarengeal kitle ile karışabilir.
Kriterler
Önceki cerrahi sonrası tekrarlayan antrochoanal polip. İnkomplet eksizyon (özellikle intramaksiller kistik komponentin bırakılması) en sık neden olup rekürrens oranı %7-25 arasında bildirilmiştir.
Ayirt Edici Ozellikler
Postoperatif sinüs anatomisinde (geniş antrostomi, parsiyel unsinektomi) yeni kistik komponent gelişimi. Preoperatif görüntülerle karşılaştırma ve cerrahi raporun gözden geçirilmesi önerilir. Rezidiv lezyonlar genellikle primer lezyonla aynı lokalizasyonda ve benzer morfolojide ortaya çıkar.
Ayirt Edici Ozellik
Retansiyon kisti maksiller sinüs içinde sınırlı kalır ve ostiumu geçerek nazal kaviteye uzanmaz. Kist tabanı sinüs duvarına geniş tabanlı oturur, kubbemsi konveks üst yüzeyi vardır ve pedinkül/intranazal komponent içermez.
Ayirt Edici Ozellik
Sinonazal polipozis bilateral ve multipl poliplerle karakterizedir; genellikle etmoid sinüslerden başlar ve tüm sinüsleri tutabilir. İnfundibular obliterasyon ve bilateral etmoid opasifikasyon tipiktir. Antrochoanal polipten farklı olarak tek taraflı izole bir kistik sinüs komponenti içermez.
Ayirt Edici Ozellik
İnverted papillom MRG'de tipik 'serebriform' (beyin kıvrımlarına benzer) kontrastlanma paterni gösterir ve belirgin solid kontrastlanma izlenir. T2'de intermediate sinyal gösterir (antrochoanal polibin belirgin hiperintensitesinden farklı). Ayrıca kemik destrüksiyonu/remodelasyonu daha belirgindir ve genellikle lateral nazal duvar orijinlidir.
Ayirt Edici Ozellik
Juvenil nazofarengeal anjiofibrom, adolesan erkeklerde görülen vasküler tümördür ve kontrastlı BT'de yoğun homojen kontrastlanma gösterir (antrochoanal polibin minimal kontrastlanmasından belirgin farklı). Pterigopalatin fossa genişlemesi ve sfenopalatin foramen tutulumu karakteristiktir. Biyopsi öncesi anjiyografi gerektirir — biyopsi ciddi kanama riski taşır.
Ayirt Edici Ozellik
Mukosel, sinüs ostiumunun kronik obstrüksiyonu sonucu sinüs lümenini tamamen dolduran ekspansil lezyon olup, sinüs duvarlarını dışa doğru iter ve inceltir (balon etkisi). Antrochoanal polipten farklı olarak ostiumu geçerek nazal kaviteye uzanmaz; tersine ostium obstrükte olup sinüs içinde birikim yapar ve sinüs duvarlarında belirgin ekspansiyon/incelme oluşturur.
Aciliyet
routineYonetim
surgicalBiyopsi
Gerekli DegilTakip
Endoskopik sinüs cerrahisi sonrası 6-12 ay kontrol BT veya endoskopi ile takip önerilir; rekürrens riski %7-25 olup intramaksiller kistik komponentin tam çıkarılmasına bağlıdır.Antrochoanal polip benign bir lezyon olup malign dönüşüm riski taşımaz. Ancak semptomatik olduğunda (nazal obstrüksiyon, uyku apnesi, sinüzit) tedavi gereklidir. Endoskopik sinüs cerrahisi ile tam eksizyon (intramaksiller kistik komponent dahil) standart tedavidir. Preoperatif BT, cerrahi planlamada kistik komponentin boyutunu, pedinkülün rotasını ve komşu anatomik yapıları değerlendirmede gereklidir. İnkomplet eksizyon en sık rekürrens nedenidir. Bilateral antrochoanal polip varlığında kistik fibrozis taranmalıdır.
Antrokoanal polip tedavisi cerrahidir (FESS ile tam eksizyonu). Nüks oranı düşüktür (%10-25) ancak eksik çıkarmada artar. Malign transformasyon riski yoktur. Genç hastalarda unilateral burun tıkanıklığının diferansiyel tanısında düşünülmelidir.