Spinal araknoid kist, araknoid membranın duplikasyonu veya defekti sonucu oluşan, BOS (beyin-omurilik sıvısı) yoğunluğunda sıvı içeren benign kistik lezyondur. En sık intradural ekstramedüller yerleşimlidir (tüm spinal araknoid kistlerin ~%70'i); daha az sıklıkla ekstradural yerleşim gösterir. Torakal bölge posterior epidural alan en sık lokasyondur (~%60-70), bunu servikal ve lomber bölge izler. Konjenital veya edinsel (travma, enfeksiyon, cerrahi sonrası) olabilir. MR'da tüm sekanslarda BOS ile izointens sinyal gösterir — T1'de hipointens, T2'de hiperintens, FLAIR'de tam baskılanma. Kontrastlanma YOKTUR — bu özellik tümöral lezyonlardan ve enfektif koleksiyonlardan ayırıcı tanıda kritiktir. Difüzyon kısıtlaması göstermez — epidermoid kistten en önemli ayırıcı bulgu. Çoğunlukla asemptomatiktir ve insidental olarak saptanır. Büyük kistler spinal kord kompresyonu ile miyelopati, radikülopati veya sfinkter disfonksiyonuna yol açabilir. Semptomatik kistlerde cerrahi drenaj veya fenestrasyon uygulanır.
Yaş Aralığı
10-70
En Sık Yaş
40
Cinsiyet
Erkek baskin
Prevalans
Nadir Değil
Spinal araknoid kistler araknoid membranın konjenital veya edinsel duplikasyonu sonucu oluşur. Konjenital kistlerde, embriyolojik gelişim sırasında araknoid membranın normal formasyonunda bozukluk meydana gelir — araknoid trabekülalar arasında anomalous yapışıklıklar veya membran duplikasyonları kist duvarını oluşturur. Kist lümeni BOS ile doludur — bu sıvı araknoid membrandaki küçük defektlerden (ball-valve mekanizması) tek yönlü akışla birikir: BOS basıncı arttığında (öksürük, Valsalva) sıvı kiste girer ancak basınç normalleştiğinde defektin kapanması ile geri çıkamaz → kist progresif büyür. Edinsel kistlerde travma, enfeksiyon (araknoidit) veya cerrahi sonrası araknoid yapışıklıklar BOS akışını bölgesel olarak kompartmanlize eder → lokalize BOS koleksiyonu oluşur. Kist içeriği normal BOS kompozisyonundadır — protein, glukoz ve hücre sayısı BOS ile aynıdır. Bu su benzeri kompozisyon görüntüleme özelliklerini belirler: BT'de su dansitesi (0-10 HU), MR'da tüm sekanslarda BOS ile izointens sinyal (T1 hipointens, T2 hiperintens), FLAIR'de tam baskılanma (serbest su sinyali BOS gibi inversion-recovery ile elimine edilir) ve difüzyon kısıtlaması yokluğu (serbest su difüzyonu). Kist büyüdükçe spinal kordu veya sinir köklerini komprese eder → nöronal hasar.
Spinal araknoid kistin imza bulgusu üç MR kriterinin birlikte sağlanmasıdır: (1) tüm sekanslarda BOS ile izointens sinyal (T1 hipo, T2 hiper, FLAIR tam baskılanma), (2) DWI'da difüzyon kısıtlaması yokluğu (yüksek ADC), (3) kontrastlanma yokluğu. Bu üçlü kombinasyon araknoid kisti diğer intradural kistik lezyonlardan (epidermoid, nöroenterik kist, kistik tümör) yüksek güvenilirlikle ayırır. Epidermoid kist DWI'da kısıtlanma gösterir; nöroenterik kist BOS'tan farklı sinyal gösterebilir; kistik tümörde kontrastlanan solid komponent bulunur.
T2 ağırlıklı görüntülerde spinal araknoid kist BOS ile tamamen izointens hiperintens sinyal gösterir — çevre BOS'tan sinyal farkı yoktur. Kist sınırları ince araknoid membran duvarı ile belirlenir ancak bu duvar T2'de genellikle görülemez; kist varlığı korddaki kompresyon/deplasman ile anlaşılır. Büyük kistlerde kord anterior veya laterale deplase edilir, kord üzerinde incelme görülebilir. Kist içinde septa, debri veya solid komponent bulunmaz — homojen BOS sinyali. İntradural ekstramedüller kistlerde kord-kist arayüzü keskin ve düzgündür; düzensiz arayüz intradural tümör şüphesiyle değerlendirilmelidir.
Rapor Cumlesi
T2 ağırlıklı görüntülerde ___ seviyesinde intradural ekstramedüller yerleşimli, BOS ile izointens hiperintens sinyal gösteren, iyi sınırlı kistik lezyon izlenmekte olup spinal kordu anterior deplase etmektedir.
FLAIR sekansında spinal araknoid kist tam baskılanma gösterir — BOS gibi karanlık sinyal. Bu bulgu kist içeriğinin saf BOS olduğunu doğrular ve proteinöz veya selüler içerikli lezyonlardan ayırır. Epidermoid kist FLAIR'de tam baskılanmaz (hafif hiperintens kalır — keratin içeriği nedeniyle); bu özellik araknoid-epidermoid ayrımında DWI'yı tamamlayan ikincil bir kriterdir. Nöroenterik kist de FLAIR'de baskılanmayabilir (müsinöz/proteinöz içerik). Spinal FLAIR teknik olarak intrakranyal FLAIR'den daha zordur — BOS akış artefaktları yalancı sinyal artışına neden olabilir; bu durumda spatial satürasyon bantları veya kardiyak gating kullanılmalıdır.
Rapor Cumlesi
Kistik lezyon FLAIR sekansında BOS gibi tam baskılanma göstermekte olup saf BOS içeriği doğrulanmaktadır; epidermoid kist ekarte edilmiştir.
DWI'da spinal araknoid kist difüzyon kısıtlaması göstermez — ADC değerleri BOS ile aynı düzeyde yüksektir (>3.0 × 10⁻³ mm²/s). Bu bulgu araknoid kisti epidermoid kistten ayırmada tek başına yeterli olan en kritik kriterdir: epidermoid kist DWI'da belirgin difüzyon kısıtlaması gösterir (yüksek b-değerinde hiperintens, düşük ADC) çünkü keratin lamellaları ve kolesterol kristalleri su difüzyonunu kısıtlar. Araknoid kist düşük b-değerlerinde (b=0) T2 shine-through nedeniyle hiperintens görünebilir ancak yüksek b-değerlerinde (b=800-1000) sinyal kaybolur ve ADC haritasında yüksek değer gösterir.
Rapor Cumlesi
Kistik lezyonda DWI'da difüzyon kısıtlaması izlenmemekte olup ADC değerleri BOS ile uyumlu yüksek düzeydedir; bu bulgu epidermoid kist olasılığını ekarte etmekte ve araknoid kist tanısını desteklemektedir.
Kontrastlı MR'da spinal araknoid kist kontrastlanma göstermez — ne kist duvarında ne de kist içeriğinde gadolinyum tutulumu yoktur. Bu özellik araknoid kisti intradural ekstramedüller tümörlerden (schwannom, meningiom, miksopapiller ependimom) kesin olarak ayırır: tümöral lezyonlar belirgin solid kontrastlanma gösterir. Enfektif koleksiyonlardan (apse) da kontrastlanma yokluğu ile ayrılır — apse rim kontrastlanma gösterir. Nadir durumlarda, kist duvarındaki ince araknoid inflamasyon minimal lineer kontrastlanma gösterebilir — bu kronik kistlerde görülebilir ve malignite belirteci değildir.
Rapor Cumlesi
Kontrastlı serilerde kistik lezyonda kontrastlanma izlenmemekte olup intradural ekstramedüller tümör olasılığı ekarte edilmektedir; araknoid kist ile uyumludur.
BT'de spinal araknoid kist BOS dansitesinde (0-10 HU) kistik lezyon olarak görülür. Kontrastlanma yoktur. Büyük kistlerde spinal kanalda genişleme ve komşu vertebral cisimlerde scalloping (posterior duvar erozyonu) izlenebilir — özellikle uzun süreli ekstradural kistlerde. BT spinal araknoid kist tanısında MR'a göre sınırlı bir role sahiptir ancak eşlik eden kemik anomalileri (spina bifida, vertebral anomali) ve kist kaynaklı kemik erozyon derecesinin değerlendirilmesinde tamamlayıcıdır. BT miyelografi (intratekal kontrast sonrası BT) kist ile subaraknoid aralık arasındaki iletişimi göstermede yararlı olabilir — ancak bu invaziv yöntem günümüzde nadir kullanılır.
Rapor Cumlesi
BT'de ___ seviyesinde spinal kanalda BOS dansitesinde kistik lezyon izlenmekte olup kontrastlanma yoktur; komşu vertebral yapılarda scalloping mevcuttur/yoktur.
Kriterler
Dura içinde ancak spinal kord dışında yerleşim. Tüm spinal araknoid kistlerin ~%70'ini oluşturur. Torakal posterior bölge en sık.
Ayirt Edici Ozellikler
Kord posterior veya laterale deplase edilir. Araknoid membran duplikasyonu ile oluşur. Konjenital veya edinsel olabilir. Semptomatik olduğunda miyelopati gelişir.
Kriterler
Dura dışında yerleşim. Dural defekt yoluyla araknoid herniasyonu sonucu oluşur. Torakal ve torakolomber bölge sık.
Ayirt Edici Ozellikler
Dural defekt BT miyelografi veya MR miyelografi ile gösterilebilir. Vertebral kemiklerde belirgin scalloping ve kanal genişlemesi olabilir. Cerrahi tedavide dural defektin onarımı da gereklidir.
Kriterler
Travma, spinal cerrahi veya araknoidit sonrası gelişen kist. Araknoid yapışıklıklar BOS akışını kompartmanlize eder.
Ayirt Edici Ozellikler
Öykü kritiktir (travma, enfeksiyon, cerrahi). Düzensiz kist duvarı ve eşlik eden araknoidit bulguları (dural kalınlaşma, kontrastlanma). Konjenital kistlere göre daha düzensiz morfoloji gösterebilir.
Ayirt Edici Ozellik
Epidural hematom hemoglobin degradasyonuna bağlı zamana bağlı T1/T2 sinyal değişiklikleri gösterir (subakut fazda T1 hiperintens, akut fazda T2 hipointens); araknoid kist tüm sekanslarda stabil BOS sinyali gösterir. Hematom bikonveks morfolojide olup posterior epidural alanda yerleşir; araknoid kist intradural veya ekstradural olabilir. Klinik: hematom akut prezentasyon, araknoid kist genellikle kronik/insidental.
Ayirt Edici Ozellik
Tarlov kisti sakral sinir kökleri seviyesinde perineural yerleşimli olup sinir kökü kist duvarında identifiye edilir (aksiyel MR); araknoid kist torakal posterior intradural ekstramedüller yerleşim gösterir ve sinir kökü duvarında identifiye edilmez. Her ikisi de BOS sinyali gösterir ancak lokasyon ve sinir kökü-kist ilişkisi ayırıcıdır.
Ayirt Edici Ozellik
Gergin omurilik sendromu konjenital anomali olup düşük konus + kalın/yağlı filum terminale ile karakterizedir; araknoid kist BOS yoğunluğunda kistik lezyondur. Tethered cord'da T1 hiperintensite yağ sinyalinden kaynaklanır; araknoid kist T1'de hipointenstir (BOS sinyali). Farklı patolojiler olup birlikte bulunabilir.
Aciliyet
routineYonetim
conservativeBiyopsi
Gerekli DegilTakip
12-monthSpinal araknoid kistlerin büyük çoğunluğu asemptomatik olup tedavi gerektirmez; insidental saptandığında boyut stabilitesini değerlendirmek için 6-12 ay sonra kontrol MR önerilir. Stabil boyutlu asemptomatik kistlerde daha ileri takip gerekmeyebilir. Semptomatik kistlerde (miyelopati, radikülopati, mesane disfonksiyonu, progresif nörolojik defisit) cerrahi tedavi planlanır: laminektomi ile kist fenestrasyon (kist duvarına açıklık oluşturarak BOS drenajı sağlama) veya kist-subaraknoid şant yerleştirilmesi. Fenestrasyon basit ve etkili bir yöntemdir; ancak kist duvarının yeniden kapanması ile nüks %10-20 arasındadır. Cerrahi sonrası MR ile kist boyutunda küçülme ve kord dekompresyonunun değerlendirilmesi önerilir. Edinsel kistlerde (araknoidit sonrası) altta yatan nedenin tedavisi de önemlidir.
Spinal araknoid kistlerin çoğu asemptomatiktir ve tedavi gerektirmez. Semptomatik kistlerde (miyelopati, radikülopati, mesane disfonksiyonu) cerrahi drenaj veya fenestrasyon uygulanır. Takipte boyut stabilitesi önemlidir. Büyüme gösteren veya yeni semptom geliştiren kistlerde cerrahi planlanır.