Tarlov kisti (perineural kist), dorsal sinir kökü gangliyonu düzeyinde oluşan, BOS (beyin-omurilik sıvısı) yoğunluğunda sıvı içeren perineural kistlerdir. Sakral bölge (S2-3) en sık tutulan lokasyondur ve tüm Tarlov kistlerinin >%80'i bu bölgede bulunur. İlk kez 1938'de Isadore Tarlov tarafından kadavra çalışmasında tanımlanmıştır. En önemli ayırt edici özelliği sinir kökünün kist duvarında identifiye edilmesidir — bu bulgu Tarlov kistini araknoid kist ve diğer meningeal kistlerden kesin olarak ayırır. BOS dolu kist kavitesi araknoid ve perineural epitel ile döşelidir. MR'da tüm sekanslarda BOS ile izointens sinyal gösterir ve kontrastlanma YOKTUR. BT'de sakral foramenlerde kemik erozyonu/genişleme (scalloping) karakteristik bulgudur. Prevalans yüksektir — asemptomatik popülasyonun ~%5-9'unda insidental olarak saptanır. Büyük çoğunluğu asemptomatiktir; >1.5 cm boyutlu kistlerde radikülopati, sakral ağrı ve mesane/barsak disfonksiyonu gelişebilir.
Yaş Aralığı
20-70
En Sık Yaş
45
Cinsiyet
Kadin baskin
Prevalans
Sık
Tarlov kistlerinin patofizyolojisi tam olarak aydınlatılmamış olsa da birkaç mekanizma öne sürülmektedir. En kabul gören teori, araknoid membranın sinir kökü kılıfı ile birleştiği bölgede (sinir kökü çıkış noktası — dorsal kök gangliyonu düzeyi) konjenital bir defekt veya zayıflık olduğudur. Normal anatomide araknoid membran sinir kökünü saran epinörium ile devamlılık gösterir; bu geçiş bölgesindeki defekt BOS'un perineural alana sızmasına olanak tanır. BOS basıncındaki fizyolojik dalgalanmalar (öksürük, ıkınma, postür değişiklikleri, Valsalva) bu defekt yoluyla ball-valve mekanizması ile kistin progresif büyümesine neden olur: basınç arttığında BOS kiste girer → basınç düştüğünde defekt kapanır → BOS geri çıkamaz → kist hacmi kademeli artar. Kist duvarında sinir kökleri ve ganglion hücreleri bulunur — bu histolojik özellik Tarlov kistini araknoid kistten (duvarda sinir kökü yok) ayıran kardinal bulgudur. Kist büyüdükçe sinir köklerini gerer ve komprese eder → nöropatik ağrı, radikülopati, sakral disestezi. Büyük kistler sakral kemiklerde basınç erozyonu (scalloping) oluşturur — osteoklastik kemik rezorpsiyonu kronik basıncın sonucudur. Mesane ve barsak disfonksiyonu S2-4 kök kompresyonundan kaynaklanır — bu kökler pelvik organ innervasyonunu sağlar.
Tarlov kistinin imza bulgusu: sakral sinir kökü düzeyinde BOS yoğunluğunda kistik lezyon + sinir kökünün aksiyel MR görüntülerde kist duvarında identifiye edilmesi. Sinir kökü kist duvarında ince lineer yapı olarak izlenir — BOS'un parlak T2 arka planına karşı relatif hipointens. Bu bulgu Tarlov kistini aynı lokasyonda ve aynı sinyal özelliklerinde olan araknoid kistten (duvarda sinir kökü yok) kesin olarak ayırır. Sinir kökü identifikasyonu için yüksek çözünürlüklü aksiyel T2 (≤3 mm kesit kalınlığı) veya 3D T2 SPACE/CISS sekansları gereklidir.
T2 ağırlıklı görüntülerde sakral kanalda/foramenlerde BOS ile izointens hiperintens kistik lezyon(lar) izlenir. En kritik tanısal özellik, aksiyel ve koronal T2 görüntülerde sinir kökünün kist duvarında identifiye edilmesidir — kök kist kavitesine giren ve duvar boyunca uzanan ince lineer yapı olarak görülür. Bu bulgu Tarlov kistini araknoid kistten kesin olarak ayırır. Kist genellikle S2-3 sinir kökü çıkış noktasında lokalizedir ve sakral forameni genişletmiştir. Bilateral ve multipl kistler sıktır. Kist içeriği homojen BOS sinyalindedir — septa, debri veya solid komponent yoktur.
Rapor Cumlesi
Sakral kanalda S__ düzeyinde BOS ile izointens, iyi sınırlı kistik lezyon izlenmekte olup aksiyel görüntülerde sinir kökü kist duvarında identifiye edilmektedir; Tarlov kisti (perineural kist) ile uyumludur.
BT'de Tarlov kistinin en karakteristik bulgusu sakral foramenlerde kemik erozyonu/genişleme (scalloping) ve sakrum posterior duvarında incelme/erozyondur. Kist BOS dansitesindedir (0-10 HU). Büyük kistlerde sakral kanalda belirgin genişleme ve sakrumun internal yapısında kayıp görülebilir. Bilateral kistlerde sakrum simetrik veya asimetrik genişleme gösterir. BT kemik erozyonunun derecesini ve sakral bütünlüğü değerlendirmede MR'a üstündür. Kontrastlanma yoktur. İnce kesit BT (<1 mm) multiplanar reformat ile foramen anatomisi ve kist-kemik ilişkisi detaylı değerlendirilir.
Rapor Cumlesi
BT'de sakral foramenlerde (S__-S__) bilateral kemik erozyonu/genişleme (scalloping) izlenmekte olup sakrum posterior duvarında incelme mevcuttur; kronik perineural kist (Tarlov) basısı ile uyumludur.
T1 ağırlıklı görüntülerde Tarlov kisti BOS ile izointens hipointens sinyal gösterir. Sakral sinir kökleri seviyesinde iyi sınırlı, yuvarlak/oval kistik lezyon olarak izlenir. T1'de kist duvarındaki sinir kökü ince izointens-hafif hiperintens yapı olarak seçilebilir — BOS'un hipointens arka planına karşı kontrast oluşturur. Kontrastlı T1'de kist kontrastlanma göstermez; sinir kökü gangliyon düzeyinde minimal kontrastlanma gösterebilir (normal ganglion vaskülaritesi — patolojik değil). Fat-sat T1'de periforaminal yağ dokusu baskılanır → kist sınırları daha net görülür.
Rapor Cumlesi
T1 ağırlıklı görüntülerde sakral kanalda BOS ile izointens hipointens kistik lezyon izlenmekte olup kontrastlanma göstermemektedir; sinir kökü kist duvarında ince yapı olarak seçilmektedir.
DWI'da Tarlov kisti difüzyon kısıtlaması göstermez — ADC değerleri BOS ile uyumlu yüksek düzeydedir. Bu bulgu kistin saf BOS içeriğini doğrular. Schwannom gibi sinir kılıfı tümörlerinden ayırımda önemlidir: schwannom solid komponentte difüzyon kısıtlaması gösterebilir (Antoni A alanlarında yüksek selülarite). Enfekte kist ihtimali de DWI ile ekarte edilir — enfekte kist DWI'da kısıtlanma ve düşük ADC gösterir.
Rapor Cumlesi
Kistik lezyonda DWI'da difüzyon kısıtlaması izlenmemekte olup ADC değerleri BOS ile uyumludur; solid tümöral komponent ve enfekte kist ihtimali ekarte edilmektedir.
Kontrastlı MR'da Tarlov kisti kontrastlanma göstermez. Kist duvarı ve kist içeriğinde gadolinyum tutulumu yoktur. Sinir kökü gangliyonu düzeyinde minimal noktasal kontrastlanma görülebilir — bu normal dorsal kök gangliyonunun vaskülaritesini yansıtır (patolojik değildir; ganglion kan-sinir bariyerinden yoksundur). Kontrastlanma yokluğu schwannom'dan (belirgin homojen veya heterojen kontrastlanma) ve nörofibromdan (hedef işareti kontrastlanması) kesin ayırım sağlar. Enfekte kistte rim kontrastlanma görülmesi beklenir — Tarlov kistinde bu bulgu yoktur.
Rapor Cumlesi
Kontrastlı serilerde kistik lezyonda kontrastlanma izlenmemekte olup schwannom ve nörofibrom gibi sinir kılıfı tümörleri ekarte edilmektedir; Tarlov kisti ile uyumludur.
Kriterler
İnsidental saptanan, klinik semptom oluşturmayan kist. Genellikle <1.5 cm. Lomber veya sakral MR'da sık rastlanan bulgu (%5-9 prevalans).
Ayirt Edici Ozellikler
Tedavi gerektirmez. Raporlama: 'insidental perineural kist, klinik önem taşımaz' notu yeterlidir. Kontrol MR gereksizdir — boyut stabilitesi beklenir. Hastaya güvence verilmelidir.
Kriterler
Genellikle >1.5 cm. Radikülopati, sakral ağrı, perineal disestezi, mesane/barsak disfonksiyonu oluşturan kist.
Ayirt Edici Ozellikler
Tedavi seçenekleri: BT-kılavuzlu perkütan aspirasyon ± fibrin yapıştırıcı enjeksiyonu, mikrocerrahik eksizyon, kist-subaraknoid şant. Aspirasyon sonrası nüks oranı yüksektir (%50-70). Cerrahi eksizyon daha düşük nüks sunar ancak sinir kökü hasarı riski taşır.
Kriterler
Birden fazla sakral seviyede ve/veya bilateral kistler. Yaygın prezentasyon (~%30-50 vakada multipl).
Ayirt Edici Ozellikler
Multipl kistler sakral bütünlüğü daha fazla tehdit eder. Kemik erozyonu derecesi toplam kist yükü ile orantılıdır. Cerrahi planlama daha karmaşıktır — multipl seviyelerde müdahale gerekebilir. Marfan sendromu ve Ehlers-Danlos gibi bağ doku hastalıklarında prevalans artmıştır.
Ayirt Edici Ozellik
Araknoid kist duvarda sinir kökü içermez — en kritik ayırıcı bulgu. Araknoid kist en sık torakal posterior intradural yerleşim gösterirken, Tarlov kisti sakral foraminal perineural yerleşimlidir. Her ikisi de BOS sinyali gösterir ve kontrastlanmaz. Aksiyel yüksek çözünürlüklü T2 görüntülerde sinir kökü-kist duvarı ilişkisi araknoid-Tarlov ayrımını kesinleştirir.
Ayirt Edici Ozellik
Epidural hematom posterior epidural alanda bikonveks koleksiyon olup hemoglobin degradasyonuna bağlı zamana bağlı T1/T2 sinyal değişiklikleri gösterir (T1 hiperintens subakut faz); Tarlov kisti stabil BOS sinyali gösterir (tüm sekanslarda BOS izointens). Hematom akut prezentasyonlu iken Tarlov kisti kronik/insidentaldir. Lokasyonlar farklıdır: hematom torakal-lomber epidural, Tarlov sakral foraminal.
Ayirt Edici Ozellik
Gergin omurilik sendromu düşük konus + kalın/yağlı filum terminale ile karakterize konjenital anomalidir; Tarlov kisti sakral perineural kistik lezyondur. Farklı patolojiler olup birlikte bulunabilir. Tethered cord'da T1 hiperintensite yağlı filumdan (fat-sat'ta baskılanır); Tarlov kisti T1'de hipointenstir (BOS sinyali).
Aciliyet
routineYonetim
conservativeBiyopsi
Gerekli DegilTakip
no-follow-upTarlov kistlerinin büyük çoğunluğu (%90+) asemptomatik insidental bulgulardır ve tedavi gerektirmez — raporlama sırasında 'perineural kist, klinik önem taşımaz' notu yeterlidir. Semptomatik kistlerde (radikülopati, sakral ağrı, mesane/barsak disfonksiyonu) tedavi seçenekleri tartışmalıdır. Perkütan aspirasyon ± fibrin yapıştırıcı enjeksiyonu en az invaziv yöntemdir ancak nüks oranı yüksektir (%50-70). Mikrocerrahik kist duvarı fenestrasyonu veya kısmi eksizyon daha düşük nüks sunar (%15-30) ancak sinir kökü hasarı riski taşır (kök kist duvarında olduğundan). Tedavi kararı multidisipliner yaklaşım gerektirir — nöroşirürji ve ağrı kliniği birlikte değerlendirilmelidir. Marfan sendromu ve Ehlers-Danlos gibi bağ doku hastalıklarında Tarlov kist prevalansı artmıştır — bu popülasyonda sakral MR'da kist araştırılmalıdır.
Tarlov kistlerinin büyük çoğunluğu asemptomatik insidental bulgulardır ve tedavi gerektirmez. Semptomatik kistlerde (radikülopati, sakral ağrı, mesane/barsak disfonksiyonu) perkütan aspirasyon, fibrin yapıştırıcı enjeksiyonu veya cerrahi eksizyon seçenekleri vardır. Semptomatik kistler genellikle >1.5 cm çaptadır. Nüks oranı yüksektir.