Appendiks mukozal hiperplazi, appendiks lümenini döşeyen mukozal epitelin hiperplastik proliferasyonudur. En sık görülen benign appendiks epitelyal lezyonudur ve apendektomi spesimenlerinin %0.5-1'inde insidental olarak saptanır. Lezyonlar genellikle <5 mm olup BT ve MR'da çoğunlukla subklinik boyutta kalır. Hiperplastik polipler serrated polip ailesinin parçasıdır ancak appendiksteki hiperplazi, kolondaki hiperplastik poliplerden farklı olarak serrated neoplazi yolağına ilerleme riski son derece düşüktür. Nadiren lümen obstrüksiyonuna neden olarak sekonder akut apandisit tetikleyebilir — bu durumda klinik tablo apandisitten ayırt edilemez ve tanı patolojik inceleme ile konur. BT'de görülebildiği nadir durumlarda fokal appendiks duvar kalınlaşması olarak prezente olur ve kontrastlanma minimal veya yoktur.
Yaş Aralığı
30-70
En Sık Yaş
55
Cinsiyet
Esit
Prevalans
Nadir
Appendiks mukozal hiperplazi, mukozal epitelin aşırı proliferasyonu sonucu gelişir. Hiperplastik poliplerde goblet hücreleri ve absorptif hücreler normalden fazla çoğalır, kript uzaması ve dallanma oluşur — ancak displastik değişiklik yoktur. Bu proliferasyon muhtemelen kronik düşük dereceli mukozal irritasyona yanıt olarak gelişir. Fekalit retansiyonu, kronik düşük dereceli enflamasyon ve lokal mukozal hasar tetikleyici faktörler arasındadır. Görüntülemede bu patofizyoloji çok küçük boyut (<5 mm), minimal vaskülarite ve kontrastlanma yokluğu olarak yansır — çünkü lezyon neovaskülarizasyon tetikleyecek büyüklüğe ulaşmaz ve atipik hücre proliferasyonu içermez. Difüzyon kısıtlaması da beklenmez çünkü selülarite düşüktür. Lezyon lümene doğru büyüdüğünde lümen obstrüksiyonu yapabilir — bu durumda intraluminal basınç artışı, mukozal iskemi ve bakteriyel translokasyon ile sekonder apandisit gelişir, apandisit patofizyolojisi devreye girer.
Appendiks mukozal hiperplazinin en karakteristik özelliği paradoksal olarak görüntülemede 'görülmemesi'dir. Lezyon genellikle <5 mm olup BT ve MR'ın uzaysal çözünürlüğünün altında kalır. Tanı neredeyse her zaman apendektomi sonrası patolojik inceleme ile konur. BT'de appendiks normal görünümdedir — dilatasyon, fat stranding veya kontrastlanma artışı yoktur. Bu 'negatif görüntüleme bulgusu' klinik bağlamda (appendektomi planlanan hasta) anlamlıdır.
Appendiks duvarında fokal, asimetrik kalınlaşma. Genellikle appendiks tabanına yakın lokalizedir. Duvar kalınlığı 3-5 mm olabilir. Lümen çapı genellikle normal (<6 mm) kalır ve appendiks dilate görülmez.
Rapor Cumlesi
Appendiks duvarında fokal asimetrik kalınlaşma izlenmektedir; klinik korelasyon ve gerekirse patolojik değerlendirme önerilir.
Fokal duvar kalınlaşması alanında kontrastlanma minimal veya yoktur. Periapendiseal fat stranding bulunmaz. Appendiks çevresi temizdir.
Rapor Cumlesi
Kalınlaşmış appendiks duvarında belirgin kontrastlanma artışı veya periapendiseal enflamatuar değişiklik izlenmemektedir.
T2A'da appendiks duvarında hafif hiperintens veya izointens fokal kalınlaşma. Belirgin T2 hiperintensite beklenmez — müsinöz içerik veya belirgin ödem yoktur. Difüzyon kısıtlaması da yoktur.
Rapor Cumlesi
Appendiks duvarında T2A'da hafif sinyal artışı gösteren fokal kalınlaşma izlenmekte olup difüzyon kısıtlaması saptanmamıştır.
Appendiks lümeninde küçük (<5 mm), izoekoik veya hafif hipoekoik polipoid lezyon. Lümen genellikle normal çaptadır ve appendiks kompresibilitesi korunmuştur. Akustik gölge yoktur (kalsifikasyon yok).
Rapor Cumlesi
Appendiks lümeninde yaklaşık ___ mm boyutunda düşük ekojeniteli polipoid lezyon izlenmekte olup Doppler incelemede belirgin vaskülarite saptanmamıştır.
Renkli Doppler ve power Doppler incelemede lezyon içinde akım sinyali yok veya minimal. Appendiks çevresi temiz, periapendiseal hiperekoik yağ dokusu artışı yok.
Rapor Cumlesi
Appendiks lümenindeki polipoid lezyonda Doppler incelemede vaskülarite saptanmamıştır; malign vaskülarite bulgusu izlenmemektedir.
Appendiks çapı genellikle normal sınırlarda (<6 mm). Lümen tıkanıklığı gelişmedikçe dilatasyon beklenmez. Periapendiseal yağ dokusu temizdir.
Rapor Cumlesi
Appendiks normal çapta olup çapı ___ mm ölçülmektedir; periapendiseal enflamatuar değişiklik izlenmemektedir.
Kriterler
En sık tip. Goblet ve absorptif hücre artışı, kript uzaması, serrated kript mimarisi. Displazi yok. Genellikle <5 mm, soliter.
Ayirt Edici Ozellikler
Malign transformasyon riski yok denecek kadar düşük. Apendektomi küratiftir. Ek takip veya tedavi gerekmez. Kolonik hiperplastik poliplerden farklı olarak serrated neoplazi yolağı riski ihmal edilebilir.
Kriterler
Nadir. Hiperplastik polip lümen obstrüksiyonuna neden olacak boyuta ulaşmıştır. Sekonder akut apandisit gelişir. BT'de apandisit bulguları ön plandadır.
Ayirt Edici Ozellikler
BT'de akut apandisit ile ayırt edilemez — tanı apendektomi sonrası patolojik inceleme ile konur. Klinik tablo akut karın ağrısıdır. Apendektomi hem apandisiti hem altta yatan hiperplaziyi tedavi eder.
Kriterler
Nadiren birden fazla hiperplastik odak appendikste bulunabilir. Diffüz mukozal kalınlaşma yapabilir. Herediter polipozis sendromlarıyla ilişki araştırılmalıdır.
Ayirt Edici Ozellikler
Eşzamanlı kolonik polipler varlığında herediter polipozis sendromu (hiperplastik polipozis sendromu) düşünülmelidir. Kolonoskopi ile kolon taraması önerilir. Apendektomi yeterlidir ancak kolon takibi gerekebilir.
Ayirt Edici Ozellik
Appendiks karsinoidi yoğun arteriyel kontrastlanma gösteren iyi sınırlı submukozal nodül olarak prezente olur. Hiperplazi kontrastlanmaz veya minimal kontrastlanır ve genellikle BT'de görülmez. Karsinoid Doppler'da artmış vaskülarite gösterir.
Ayirt Edici Ozellik
Müsinöz neoplazm düşük dansiteli lümen dilatasyonu (müsin birikimi), duvar kalsifikasyonu ve olası peritoneal yayılım gösterir. Hiperplazi lümen genişlemesi yapmaz ve kalsifikasyon yoktur. Müsinöz neoplazmda appendiks çapı belirgin artmıştır (>15 mm).
Ayirt Edici Ozellik
Akut apandisit dilate appendiks (>6 mm), periapendiseal fat stranding, duvar kontrastlanma artışı ve olası appendikolit gösterir. Hiperplazi enflamatuar bulgu yokluğu ile ayrılır — appendiks çapı normal, fat stranding yok, kontrastlanma artışı yok.
Ayirt Edici Ozellik
Adenomatöz polip displastik potansiyele sahiptir ve daha büyük olma eğilimindedir. Kontrastlanma hiperplaziye göre daha belirgindir. Kesin ayrım histopatolojik inceleme ile yapılır — hiperplazide displazi yoktur, adenomda displazi mevcuttur.
Aciliyet
routineYonetim
surgicalBiyopsi
Gerekli DegilTakip
no-follow-upAppendiks mukozal hiperplazi benign bir lezyondur ve malign transformasyon riski son derece düşüktür. Apendektomi ile küratif olarak tedavi edilir — insidental bulgu olarak saptandığında ek tedavi veya takip gerekmez. Sekonder apandisit geliştiğinde acil cerrahi endikasyonu vardır ancak bu durumda tedavi zaten apendektomidir. Patolojik incelemede displazi yokluğu doğrulanmalıdır — displazi varlığında adenomatöz değişiklik lehine yeniden sınıflandırılır ve kolon taraması önerilir. Eşzamanlı kolonik polip varlığında herediter polipozis sendromu araştırılmalıdır.
Appendiks mukozal hiperplazi benign bir lezyondur ve malign transformasyon riski son derece düşüktür. Apendektomi ile küratif olarak tedavi edilir. İnsidental olarak saptandığında ek tedavi veya takip gerekmez. Nadiren lümen obstrüksiyonuna neden olarak sekonder apandisit tetikleyebilir.