Akciğer skuamöz hücreli karsinomu, tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık %25-30'unu oluşturan, sigara ile en güçlü ilişkiyi gösteren histolojik tiptir. Genellikle santral yerleşimlidir ve proksimal bronşlardan köken alır. Endobronşiyal büyüme paterni gösterir ve sıklıkla post-obstrüktif atelektazi/pnömoniye neden olur. Kavitasyon oranı tüm akciğer kanser tiplerinin en yüksekidir (%30-80). Pancoast tümörü (süperior sulkus tümörü) olarak da prezente olabilir. Lokal ileri hastalıkta göğüs duvarı ve mediastinal invazyon sıktır.
Yaş Aralığı
50-80
En Sık Yaş
65
Cinsiyet
Erkek baskin
Prevalans
Sık
Skuamöz hücreli karsinom, kronik sigara dumanı maruziyetinin bronşiyal epitelde yol açtığı skuamöz metaplazi → displazi → karsinoma in situ → invaziv karsinom dizisinden gelişir. Proksimal bronşlardan köken aldığı için endobronşiyal kitle oluşturur ve bronş lümenini tıkar — bu post-obstrüktif atelektazi ve pnömoninin mekanizmasıdır. Tümörün merkezi nekroza eğilimi yüksektir çünkü hızlı büyüme kan damarlarını aşar ve iskemik nekroz gelişir — bu BT'de kavitasyon olarak görüntülenir. Kavite duvarı kalın ve düzensizdir çünkü viabıl tümör dokusundan oluşur. Tümörün keratinizasyon üretmesi histolojik ayırt edici özelliğidir ve BT'de yüksek dansite alanları olarak yansıyabilir.
Santral/hiler bölgede kalın duvarlı kavitasyon gösteren kitle ile birlikte distalinde post-obstrüktif atelektazi/pnömoni birlikteliği skuamöz hücreli karsinomun imza bulgusudur. Kontrastlı BT'de tümör kitlesi atelektatik akciğerden heterojen kontrastlanma paterni ile ayrılır. Bu bulgu birlikteliği, özellikle ağır sigara öyküsü olan erkek hastalarda, skuamöz hücreli karsinomu yüksek güvenilirlikle düşündürür.
Santral/hiler bölgede kitle: Proksimal bronştan köken alan, hiler yapıları saran veya iten büyük kitle. Genellikle 3-10 cm boyutunda. Bronş duvarını infiltre eder ve bronş lümenini daraltır/tıkar. Mediastinal yapılara (özofagus, büyük damarlar, trakea) invazyon gelişebilir.
Rapor Cumlesi
Sağ/sol akciğer hilusunda ___ cm boyutunda, santral yerleşimli kitle izlenmekte olup ana/lober bronşu tıkamakta ve distalde atelektazi/konsolidasyona neden olmaktadır; primer skuamöz hücreli karsinom öncelikle düşünülmelidir.
Kavitasyon: Kalın duvarlı (>15 mm) kavite, düzensiz iç yüzey, eksentrik kalınlaşma. Kavite duvarı viabıl tümör dokusundan oluşur. Kavite içinde hava-sıvı seviyesi görülebilir. Duvar kalınlığı >15 mm ise malignite olasılığı %95'in üzerindedir. Kavitasyon oranı %30-80 ile tüm akciğer kanserlerinin en yüksekidir.
Rapor Cumlesi
Kitlede kalın duvarlı (duvar kalınlığı ___ mm) kavitasyon izlenmekte olup düzensiz iç yüzey ve eksentrik duvar kalınlaşması malignite (skuamöz hücreli karsinom) ile uyumludur.
Post-obstrüktif atelektazi/pnömoni: Tümörün tıkadığı bronşun distalindeki akciğer segmenti veya lobunda volüm kaybı ve konsolidasyon. Atelektatik akciğer homojen kontrastlanır ancak tümör kitlesi heterojen kontrastlanır — bu fark ikisinin ayrımını sağlar. Sürekli/tekrarlayan pnömoni aynı lokalizasyonda endobronşiyal lezyon düşündürmelidir.
Rapor Cumlesi
Santral kitle distalinde ___ lobunda post-obstrüktif atelektazi/konsolidasyon izlenmekte olup kontrastlı BT'de tümör kitlesi atelektatik akciğerden heterojen kontrastlanma paterni ile ayrılmaktadır.
Pancoast tümörü (süperior sulkus tümörü): Akciğer apeksinde kitle, brakial pleksus, subklavyen damarlar, 1. ve 2. kosta ile vertebra gövdelerine invazyon. Horner sendromu (miyozis, pitozis, anhidrozis) ve kol ağrısı/güçsüzlüğü ile prezente olur. Skuamöz hücreli karsinom en sık Pancoast tümörü histolojisidir.
Rapor Cumlesi
Sağ/sol akciğer apeksinde ___ cm boyutunda kitle izlenmekte olup süperior sulkusu doldurmakta ve komşu kostalar/vertebra/brakial pleksusa invazyon göstermektedir; Pancoast tümörü (skuamöz hücreli karsinom) ile uyumludur.
PET-BT'de yoğun FDG tutulumu: SUVmax genellikle >5, sıklıkla 10-25 arasında. Skuamöz hücreli karsinom tüm KHDAK tipleri içinde en yüksek FDG tutulumunu gösterir. Kavite duvarında yoğun tutulum, kavite içinde tutulum yokluğu (nekrotik alan). Mediastinal/hiler lenf nodu metastazı ve uzak metastaz evrelemesi için kritik.
Rapor Cumlesi
Santral kitle PET-BT'de çok yoğun FDG tutulumu göstermektedir (SUVmax: ___); kavite duvarında belirgin metabolik aktivite izlenirken kavite içi nekrotik alanda tutulum yoktur.
MR'da T2 ağırlıklı sekansta orta-düşük sinyal intensitesi. Keratinizasyon alanları T2'de düşük sinyal gösterebilir. Nekrotik kavite alanları T2'de yüksek sinyal gösterir. MR, göğüs duvarı, mediastinal ve vertebral invazyon değerlendirmesinde BT'den üstündür.
Rapor Cumlesi
Kitle MR'da T2 ağırlıklı sekansta heterojen sinyal göstermekte olup solid alanlarda orta-düşük, nekrotik/kaviter alanlarda yüksek sinyal izlenmektedir.
Mediastinal invazyon: Santral kitlenin mediastinal yapıları (özofagus, trakea, ana pulmoner arter, SVC, aorta, rekürren laringeal sinir) invaze etmesi. Tümör ile mediastinal yapı arasında yağ planının kaybolması invazyon lehine. SVC invazyonu SVC sendromuna yol açabilir (yüz/boyun ödemi, venöz dilatasyon).
Rapor Cumlesi
Santral kitle mediastinal yapılarla (___) geniş kontakt halinde olup aralarındaki yağ planı kaybolmuştur; mediastinal invazyon düşünülmelidir.
Kriterler
Belirgin keratinizasyon (keratin incileri) ve hücreler arası köprüler. En sık alt tip.
Ayirt Edici Ozellikler
Yüksek kavitasyon oranı, santral nekroz belirgin. BT'de keratinize alanlar yüksek dansite gösterebilir. Prognoz orta derece.
Kriterler
Keratinizasyon yok, skuamöz diferansiasyon immunohistokimya ile doğrulanır (p40, p63 pozitif).
Ayirt Edici Ozellikler
Adenokarsinomdan morfolojik olarak ayırt etmek zor olabilir — immunohistokimya gerektirir. Görüntülemede keratinize tipten belirgin fark yok ancak kavitasyon oranı biraz düşük.
Kriterler
Bazaloid hücre morfolojisi, yüksek mitoz, komedoid nekroz. Agresif biyoloji.
Ayirt Edici Ozellikler
En kötü prognozlu alt tip. Hızlı büyüme, erken metastaz. BT'de büyük nekrotik kitle, belirgin mediastinal lenfadenopati. PET-BT'de çok yüksek FDG tutulumu.
Kriterler
Akciğer apeksinde yerleşim, brakial pleksus/subklavyen damar/kosta invazyonu. Histolojik olarak skuamöz hücreli karsinom en sık.
Ayirt Edici Ozellikler
Klinik: Horner sendromu, kol ağrısı/güçsüzlüğü. MR BT'den üstün (brakial pleksus/spinal kanal değerlendirmesi). Neoadjuvan kemoradyoterapi + cerrahi standart yaklaşım.
Ayirt Edici Ozellik
Adenokarsinom periferik yerleşimlidir, buzlu cam komponenti ve spiküle sınırı ile karakterize. Kavitasyon nadir (%5-10). Skuamöz hücreli karsinom santral, kaviter ve endobronşiyal büyüme gösterir.
Ayirt Edici Ozellik
Küçük hücreli karsinom büyük hiler/mediastinal kitle + masif lenfadenopati ile prezente olur, kavitasyon çok nadir. Hızlı büyüme ve erken yaygın metastaz. Skuamöz hücreli karsinomda kavitasyon sık ve lenfadenopati daha az masif.
Ayirt Edici Ozellik
Akciğer apsesi düzgün iç yüzeyli ince duvarlı kavite (<5 mm), hava-sıvı seviyesi, çevreleyen konsolidasyon. Klinik: ateş, öksürük, balgam. Skuamöz hücreli karsinomda duvar kalın (>15 mm), düzensiz iç yüzey, eksentrik kalınlaşma.
Ayirt Edici Ozellik
Tüberkuloma genellikle üst lob apikal/posterior segmentte, düzgün veya lobüle sınırlı, santral kalsifikasyon sık, satellit nodüller. Kavitasyon ince duvarlı. PET-BT'de FDG tutulumu değişken (aktif TB yüksek tutabilir — tuzak). Skuamöz hücreli karsinomda kalın duvarlı kavitasyon ve kalsifikasyon nadir.
Aciliyet
urgentYonetim
surgicalBiyopsi
GerekliTakip
specialist-referralErken evre (I-II) skuamöz hücreli karsinomda cerrahi rezeksiyon (lobektomi/pnömonektomi) küratiftir. Pancoast tümöründe neoadjuvan kemoradyoterapi + cerrahi standart yaklaşımdır. Lokal ileri (evre III) hastalıkta eş zamanlı kemoradyoterapi ± cerrahi uygulanır. İleri evre (IV) için platin bazlı kemoterapi + immünoterapi (pembrolizumab — PD-L1 ekspresyonu bazında) standarttır. Hedefe yönelik tedavi seçenekleri adenokarsinomdan daha sınırlıdır (EGFR/ALK mutasyonları nadir). Multidisipliner tümör konseyi değerlendirmesi gereklidir. Bronkoskopi hem tanı hem de endobronşiyal tedavi (laser, stent) için kullanılır.
Tedavi evreye bağlıdır: erken evrede cerrahi, ileri evrede kemoradyoterapi ve immünoterapi. PD-L1 ekspresyonu immünoterapi yanıtını belirler. Kavitasyon varlığı tedavi komplikasyonlarını artırabilir.