Larenks skuamöz hücreli karsinom (SCC), larenks malignitelerinin >%95'ini oluşturan en sık malign tümördür. Sigara ve alkol sinerjistik risk faktörleridir; sigara içenlerde risk 10-15 kat artar. Anatomik alt tipleri farklı klinik seyir gösterir: glottik karsinom (%60-65) erken ses kısıklığı nedeniyle erken evrede tanı alır ve en iyi prognoza sahiptir; supraglottik karsinom (%30-35) zengin lenfatik drenaj nedeniyle erken metastaz yapar ve ileri evrede prezente olur; subglottik karsinom (%2-5) nadir ancak geç tanı nedeniyle kötü prognozludur. Görüntülemede temel roller kıkırdak invazyonunun tespiti (T3-T4 evreleme), paraglottik ve pre-epiglottik alan yayılımının gösterilmesi, anterior komissür tutulumunun değerlendirilmesi ve servikal lenf nodu metastaz taramasıdır. MR kıkırdak invazyonu ve yumuşak doku yayılımı için, BT ise kıkırdak erozyonu ve kemik tutulumu için üstündür.
Yaş Aralığı
45-80
En Sık Yaş
65
Cinsiyet
Esit
Prevalans
Sık
Larenks SCC'nin patogenezi çok aşamalı karsinogenez modelini izler. Sigara dumanındaki polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve nitrozaminler, laringeal mukozanın bazal hücrelerinde DNA hasarına yol açarak displazi-karsinom in situ-invaziv karsinom sekansını başlatır. Alkol mukozal bariyeri bozarak karsinojenlerin penetrasyonunu kolaylaştırır ve sigara ile sinerjistik etki gösterir. HPV (özellikle tip 16) bir alt grupta — özellikle orofaringeal SCC'de — etiyolojik faktördür ancak larenks SCC'de rolü daha sınırlıdır. Tümör lokal yayılımında paraglottik alan (larenksin iç yağ dokusu) ve pre-epiglottik alan doğal yayılım yollarıdır çünkü bu alanlarda mukozal bariyerin perikondriyal yapışma noktaları zayıftır. Kıkırdak invazyonu perikondrium yoluyla gerçekleşir; ossifiye kıkırdak alanları tümör invazyonuna daha dirençlidir çünkü ossifikasyon vasküler yapıyı değiştirir. Görüntülemede kıkırdak invazyonu skleroz (reaktif kemik yapımı), erozyon veya tam destrüksiyon olarak yansır; BT'de kortikal düzensizlik ve MR'da T2 yağ baskılı sekanslarda kıkırdak medullasında sinyal artışı invazyonun erken bulgularıdır.
Larenks kıkırdaklarında (tiroid, krikoid, aritenoid) tümör invazyonuna bağlı skleroz, kortikal erozyon ve/veya tam destrüksiyon — T3 (kıkırdak invazyonu) ve T4 (kıkırdağı aşan yayılım) evreleme kriteri. BT'de ossifiye kıkırdakta en iyi, MR'da non-ossifiye kıkırdakta daha duyarlı.
Kontrastlı BT'de larenkste irregüler sınırlı, heterojen kontrastlanan yumuşak doku kitlesi izlenir. Glottik tümörlerde vokal kord kalınlaşması ve lümen daralması, supraglottik tümörlerde epiglot veya ariepiglottik kıvrım kitlesi olarak görülür. Nekrotik alanlar kontrastlanmayan hipodens odaklar olarak izlenir. Tümör dokusu tipik olarak 40-70 HU dansitede olup çevre kastan orta derecede kontrastlanır.
Rapor Cumlesi
Sol vokal kordda irregüler sınırlı, heterojen kontrastlanan yumuşak doku kitlesi izlenmekte olup larenks SCC ile uyumludur.
Kontrastsız BT'de kıkırdak invazyonunun bulguları: 1) Skleroz — kıkırdakta reaktif kemik yapımına bağlı dansite artışı; 2) Erozyon — kortikal konturda düzensizlik veya fokal kayıp; 3) Tam destrüksiyon — kıkırdak yapısının tümör dokusu ile yer değiştirmesi; 4) Ekstralaringeal uzanım — kıkırdak duvarını aşarak perilaringeal yağ dokusuna yayılım. Tiroid ve krikoid kıkırdaklar en sık invaze edilen yapılardır. Ossifiye kıkırdak alanlarında invazyon daha kolay tespit edilir.
Rapor Cumlesi
Tiroid kıkırdak sol lamina posteriorunda kortikal erozyon ve fokal skleroz izlenmekte olup kıkırdak invazyonu ile uyumludur (T3).
MR'da paraglottik yağ dokusunun tümör yumuşak dokusu ile obliterasyonu izlenir. Normal paraglottik alan T1'de hiperintens yağ sinyali gösterirken, tümör invazyonunda bu yağ sinyali kaybolur ve orta intensitede tümör dokusu ile yer değiştirir. T2 yağ baskılı sekanslarda invaze paraglottik alan tümör sinyali (orta-yüksek) ile belirginleşir. Bu bulgu tümörün derin yayılımını gösterir ve parsiyel laringektomi uygunluğunu etkiler. Pre-epiglottik alan invazyonu benzer şekilde değerlendirilir.
Rapor Cumlesi
Sol paraglottik yağ planının tümör yumuşak dokusu ile oblitere olduğu izlenmektedir; bu bulgu derin paraglottik alan invazyonunu düşündürmektedir.
DWI'da larenks SCC belirgin difüzyon kısıtlanması gösterir — yüksek b-değerlerinde (b=1000) tümör hiperintens, ADC haritasında hipointens izlenir. ADC değerleri tipik olarak 0.8-1.2 × 10⁻³ mm²/s aralığındadır (normal kas ~1.5-2.0). Difüzyon kısıtlanmasının derecesi tümörün selülaritesi ile doğru orantılıdır ve histopatolojik derece ile korelasyon gösterir. DWI ayrıca tedavi yanıtı değerlendirmesinde ve nüks tespitinde de kritik rol oynar.
Rapor Cumlesi
Sol glottik-supraglottik kitlede belirgin difüzyon kısıtlanması (ADC: 0.9 × 10⁻³ mm²/s) izlenmekte olup yüksek selülariteli malign süreç ile uyumludur.
MR'da kıkırdak invazyonu T2 yağ baskılı sekanslarda en iyi değerlendirilir. Normal kıkırdak medullası yağ baskılama ile hipointens görünürken, invaze kıkırdakta medullada tümöral sinyal artışı (hiperintensite) izlenir. BT'ye göre daha yüksek duyarlılık (%89-95 vs %66-80) ancak daha düşük özgüllük (%74-84 vs %87-94) sunar. Reaktif inflamasyon ve ödem yanlış pozitiflik kaynağı olabilir. Kıkırdak perikondrium bütünlüğünün bozulması ve ekstralaringeal yağ doku invazyonu T4a evrelemeyi belirler.
Rapor Cumlesi
T2 yağ baskılı sekansta tiroid kıkırdak sol laminada medullada anormal sinyal artışı izlenmekte olup kıkırdak invazyonu ile uyumludur.
Servikal lenfadenopati larenks SCC'de sık görülür; özellikle supraglottik tümörlerde zengin lenfatik drenaj nedeniyle erken ve bilateral metastaz olasılığı yüksektir. Level II-IV en sık tutulan düzeylerdir. Metastatik lenf nodu BT'de ≥10 mm kısa aks, santral nekroz (hipodense merkez, rim kontrastlanma), yuvarlak şekil (uzun/kısa aks oranı <2) ve konglomere yapı olarak tanınır. Ekstranodaluzanım perinodal yağ infiltrasyonu olarak izlenir ve N3b evreyi belirler.
Rapor Cumlesi
Sol level II ve III düzeylerinde kısa aksı 15 mm'ye ulaşan, santral nekrotik, konglomere lenfadenopatiler izlenmekte olup metastatik lenfadenopati ile uyumludur.
Kriterler
Vokal kordlardan köken alır (%60-65)
Ayirt Edici Ozellikler
Erken ses kısıklığı ile erken tanı, düşük lenfatik drenaj nedeniyle geç metastaz, en iyi prognoz. T1 tek kord, T2 her iki kord, T3 kıkırdak invazyon/vokal kord fiksasyonu
Kriterler
Epiglot, ariepiglottik kıvrım, yalancı vokal kordlardan köken alır (%30-35)
Ayirt Edici Ozellikler
Geç semptom (yutma güçlüğü, boğaz ağrısı), erken bilateral lenfatik metastaz, pre-epiglottik alan invazyonu sık
Kriterler
Krikoid kıkırdak alt kenarına kadar subglottik bölgeden köken alır (%2-5)
Ayirt Edici Ozellikler
Nadir, geç tanı (semptomsuz büyüme), krikoid kıkırdak invazyonu sık, paratrakeal/paraözofageal lenf nodu metastazı
Ayirt Edici Ozellik
SCC derin invazyon + kıkırdak invazyonu gösterir; papillomatozis yüzeysel mukozal tutulum, derin invazyon yok
Ayirt Edici Ozellik
SCC mukozal kökenli, kalsifikasyon yok; kondrosarkom kıkırdak kökenli, ring-and-arc kalsifikasyon patognomonik
Ayirt Edici Ozellik
SCC solid kontrastlanan kitle; laringosel kistik/hava dolu yapı, kontrastlanma yok
Ayirt Edici Ozellik
SCC kitle + kontrastlanma; paralizi kitle yok, vokal kord atrofisi, piriform sinüs dilatasyonu
Aciliyet
urgentYonetim
surgicalBiyopsi
GerekliTakip
specialist-referralLarenks SCC şüphesinde direkt laringoskopi + biyopsi ile histopatolojik tanı gereklidir. Evreleme BT+MR ile yapılır. Erken glottik (T1-T2) tümörlerde radyoterapi veya lazer cerrahisi ile ses korunabilir (%90+ kontrol). İleri evrede total laringektomi + boyun diseksiyonu ± adjuvan RT/KRT planlanır. Multidisipliner tümör konseyi kararı gereklidir.
Larenks SCC'de tedavi tümör evresi ve lokalizasyonuna göre belirlenir. Erken glottik tümörlerde (T1-T2) radyoterapi veya lazer cerrahisi ile ses korunabilir. İleri evre tümörlerde total laringektomi ve boyun diseksiyonu gerekebilir. Kıkırdak invazyonu ve ekstralaringeal yayılım cerrahi planlamada kritik faktörlerdir. 5 yıllık sağkalım erken glottik karsinomda >%90, ileri evrede %30-50'dir.